|   | 
  • Hakan Çitmen

    “BÜYÜK KUMAR!”

    “Herkes kendi başının çaresine baksın!”

                Ölüm sayıları vaka sayıları büyüyerek gelmeye devam ediyor. Korku ve endişelerimiz gittikçe büyüyor.

                Daha bir hafta önce paket açıklanmıştı. Adı “Ekonomik İstikrar Paketi”. Öyle bir beklenti oluşmuştu ki, herkese bir şekilde dokunacaktı, ama olmadı. Sağlık anlamında insanlara kendi aldıkları ve alacakları önlemler dışında bir şeyler yapılmamış.

                Sağlık anlamında insanlar bir şeyler olacağını umarken paketten uçak bilet fiyatlarında ki vergilere indirim geldi. Bunu düşünmek belli ki büyük bir zekanın ürünü. İktidarın bu pandemi ile bir stratejisi var mı yok mu? Bunu anlamak için yaptıklarına bakmak yeterli. Olmadığının da bir örneği gün gibi karşımızda.

                Karşımızda dünyayı dize getiren, devletlerin elini kolunu bağlayan bir salgın var. Ölüm oranlarına vakaların artışlarına bakarak ibret almak gerekmiyor muydu? Bize gelmeden önce bu tehlikenin gelme ihtimalini düşünmek gerekmiyor muydu?

                BİZE BİR ŞEY OLMAZLARLA GELMEDİK Mİ BU NOKTAYA!

    Daha gerçekçi bir şeyler yapılmalı diye bekledik yetkililerden. Elimizden bir şey gelmiyor maalesef.  Gördük ki onlarda bu işi ciddiye almamışlar. Daha kararlı, daha sahici, daha işe yarar tedbirler alınmalıydı.

                Çok geçmeden geçtiğimiz Cuma günü, bilim kurulu şimdiye kadar ki en önemli toplantısını yaptı. Söylediklerine göre en önemlisiymiş. Alınan ve açıklanan kararlara bakıyoruz. Evde duran vatandaşı okula gidemeyen öğrenciyi, öğretmeni, memuru, işçiyi, emekçiyi ilgilendiren bir şey yok. “Evdekal” tamam da benim giderlerim var. Yaşayamadığım bir hayatım var. Kazanmam gereken günlük yevmiyem var. Onlar ne olacak? Günlük kazancımı sağlayamadıktan sonra ben ha koronadan ölmüşüm ha açlıktan ölmüşüm diyor halk içinde milyonlar.

                İNSANLARIN HAYATI ÜZERİNDEN KUMAR OYNAMAYIN!

                İnsanlar yüzüstü bırakılmış. Kendi hallerinde şunu yapın şunu yapmayın denilerek, kaderlerine terk edilmiş. Toplum meselenin ciddiyetini yönetenlerin ciddiyetsizliği ile öğrendi. Hem de bedelini ödeyerek. Devlet tedbir aldı deniliyor faturası halka ödetiliyor. Çalışma hayatına bil engel konulmadı. Herkes yine ekmeğinin peşinde, mecburen. Bu insanlar virüsü kapmak için,  virüsü taşımak için tam bir potansiyel kitle. Felaketlerin daha büyük noktalara ulaşması için bir etken değil mi?. Eee onlarda evde dursun, dursaydılar, çıkmasaydılar diyerek sorumluluklarınızdan kaçınamazsınız. O insanların bakmakla yükümlü oldukları insanlar var. Yaşamak için mücadele ediyorlar.

                Vaka sayılarının artışı size bir şey anlatmıyor mu? Diğer ülkelerin yaşadıkları size bir şey anlatmıyor mu? Dünya da 30. Sıralardayken vaka sayısı ile 14. sıraya geldiğimizi görmüyor musunuz? Tıp dünyasının uzman isimlerinin uyarıları size bir şey ifade etmiyor mu? Bu rakamlar katlanarak büyüyecek bu hareketlerinizle. Önü alınamayacak noktalara ulaştığında, hangi imkanla hangi personelle bu durdurmayı planlıyorsunuz? Yoksa planınız da mı yok?

                Planınız ve stratejiniz yoksa bu işin sonu şimdiden belli.  Yüzlerce ölü, binlerce vaka…Bu noktaya “Bize bir şey olmaz” düşüncesi ile gelindi.

    Yaşadığımız süreç sağlık krizi. Bunun ekonomik boyutu da azımsanmayacak kadar büyük olacak. Sosyal hayatın neredeyse % 80 i durmuş durumda. İş yerleri kendi kararları ile “Kendi OHAL” lerini ilan etmiş. Kimi yerde kısmi kimi yerde hiç iş yapmaz yapamaz hale gelmişler. Bu işin bir sonu olmayacak mı? Hep böyle gidemez yaa. İnsanların da bir tahammül sınırı var. Aç kalan insan her şeyi yapar. İntihar da eder adamda vuru, hırsızlıkta yapar… Yaşama iç güdüsü insana her şeyi yaptırır. Evde çocuğu varsa ki, yaşatma arzusu insanı bir başka yapar.

                Demem O ki; Sosyal patlamalara, önü alınamaz felaketlere sebep olmadan devlet ciddiyetle bu işin üzerine gitmeli. Hala mega projeler için kaynak yaratmak, akıl alır gibi değil. Şimdi düşünülecek şey mi bu Allah aşkına? Para varsa bunu vatandaşın ihtiyacına harcamak kullanmak zaruridir. inşaata, mega projelere gömmek kelimenin tam anlamıyla insafsızlık, vicdansızlıktır.

    İnsan yaşamak için varsa, Devlette yaşatmak için var. Sen insanı yaşat ki, devlette yaşasın!

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.