|   | 
  • Cevahir Kadri

    Dön Baba, Dönelim

    Ne güzel yıllardı o yıllar. Sadece çok başarılı öğrenciler girerdi imtihanlara. O zamanlar “sınav” denmezdi, imtihan denirdi. Sınav, son on beş yirmi senedir yaygınlaşan bir kelime.

     

    Eskiden, imam hatipliselerininorta kısmında okuyanbir öğrenci, lise kısmına sınavsız kaydolurdu. Anadolu liseleri, fen liseleri ve Anadolu öğretmenliseleri gibi “nitelikli” okullar, aynı adlarla yapılan sınavlarla öğrenci alırdı.

     

    Ben, ilkokulu bitirdiğimde sadeceöğretmen okullarına giriş sınavlarının olduğunu bilirdim. Sınıf öğretmenimiz, bir arkadaşımızı bu sınava göndermişti, ama o kazanamamıştı. İlkokulu bitirdikten bir yıl sonra ortaokul, lise, üniversite diye eğitim öğretim kademelerinin var olduğunu öğrendim. İyi ki öğrenmişim. Ve ben, o kademeleri birer birer okudum, bitirdim. Nihayetinde, öğretmen oldum ve yirmi sekiz senem güzel Türkçemizi ve onun söz varlığını anlatmak ve öğretmekle geçti.

     

    Doksanlı yıllardan sonra Anadolu ve fen liseleri daha yaygın hâle geldi. 2010’dan sonra ise başta Anadolu liseleri olmak üzere fen liseleri yaygınlaştırıldı. Son iki üç senedir de imam hatip liseleriniyaygınlaştırma sürecine girildi. Yapılan birçok düzenlemenin merkezinde bu var.

     

    2004 yılına kadar LGS, 2008’e kadar OKS, 2013’e kadar da SBS uygulandı. 2018’e kadar da TEOG. Liselere girişteLGS, OKS, SBS, TEOG derken maşallah sistem dayanmıyor bize. Son 15 yılda neredeyse, her Millî Eğitim Bakanı döneminde yeni bir sistemle tanıştık. Hatta şimdi Sayın İsmet Yılmaz’ın döneminde iki sistemin uygulanmış olacağını belirtelim;öncesi TEOG, şimdi LKS yani Liselere Kayıt Sistemi.

     

    Peki, yeni sistem nedir ve nasıl işleyecek? Yeni sistem, aslında tam da “yeni” değil; otuz kırk yıldır yaşadıklarımızın bir karşımı:Biraz ondan biraz bundan… Yine merkezî sınavlar var ama girmek zorunlu değil. Yine otuz yıl öncesinde olduğu gibi liselere sınavsız kayıt söz konusu. Ama burada adrese yakın olmak ön şartı var, bunu unutmamak lâzım. Nihayetinde bu da bir yenilik!

     

    Millî Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz’ın,@tcmebtwitterve Anadolu Ajansı aracılığıyla yeni sisteme ilişkinyaptığıaçıklamalara göre “Daha kolay, daha anlaşılır ve sınav stresinden uzak” bir sistem getiriliyor. Sistem, LKS (liselere kayıt sistemi) veya Sınavsız, Mahalli Yerleştirme Sistemi, Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi, Liselere Kayıt Uygulaması gibi isimlerle anılıyor. Bu sistemde, adrese en yakın 5 okuldan biri tercih edilecek;yerleştirmede öğrenciler, velilerin tercihi dışında herhangi bir okula gönderilmeyecek.

     

    Fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve proje okullar gibi 600 kadar “nitelikli okul” için haziran ayının ilk haftasında, isteyen öğrencilerin girebileceğimerkezî bir sınav yapılacak.Okulların listesi mayıs ayında açıklanacak. Merkezî sınav, iki bölüm, tek oturumda, 60 soru, 90 dakikada yapılacak. Örnekleri yayınlanacak olan sorular, 8´inci sınıf müfredatı ağırlıklı olmak üzere 6, 7. ve 8. sınıf ders müfredatı ve bunlarla amaçlanan kazanımlara, ders kitaplarına uygun şekilde hazırlanacak.

     

    Merkezî sınava girenler için de 5 tercih verilecek. Ancak bu sınava girenlerinve eğitim bölgesinde adrese yakın okula kaydedilecek öğrencilerin duyurusu aynı anda yapılacak,merkezî olarak yerleştirilecek.Yerleştirmelerde okul başarı puanı esas alınacak.

     

    Lise kayıtlarında esas alınacak eğitim bölgeleri henüz oluşturulmuş değil.Eğitim bölgesi ve sınavsız yerleştirme sistemi ile liselerde yığılma olursa bu sorun ek bina, ikili öğretim ve yeni okul yapımı ile giderilmeye çalışılacak.Hâlen lisede okuyanlar, adrese dayalı yerleştirme sisteminden yararlanamayacak.

     

    Yabancı eğitim kurumları isterlerse kendi sınavları, isterlerse bakanlığın yapacağı merkezîsınavlarla öğrenci kaydı yapabilecek. Özel okullar, Bakanlığın yapacağı merkezî sınava tabi olacaklarını duyurdular.

     

    Getirilen yeni sistemle esasen merkezî sınava girecek öğrenci sayısının düşük olması hedefleniyor. Bu da aslında “Evli evinde köylü köyünde olsun.” düşüncesini de hayata geçirmiş olacak. Yani kenar mahallelerde oturanların çocukları “nitelikli okul”lara gidemeyecek. Biraz imkânı olanlar, çocuklarının ikbali için daha iç semtlere taşınacaklar. Sistem açıklanırken “Bu sistemle, ev sahipleri kiracı durumuna düşecekler.” demiştim. Gördüm ki bu düşüncemde yalnız değilmişim. Sosyal medyada “Fen lisesine yakın ev” şeklinde paylaşımlar yapılmaya başlandı bile. Ama bu sistemle şehirlerde okul servislerine daha az ihtiyaç duyulacak, dolayısıyla trafik rahatlayacak. Nitelikli okulların çevresindeki evlerin kira bedelleriartacak.

     

    Eskiden bayram yerlerine gelen dönme dolabın çığırtkanı şöyle seslenirmiş: “Dön baba, dönelim; hacılara gidelim!” Tabii, dolap döner, döner, döner de başladığı yere gelir. Her defasında “öncekinden daha iyi” diye sunulan sistem, sonrasında en kötüsü olduğu düşüncesiyle değiştirilen sistem. Sistemleri yeni, iyi diyoruz ama aksaklıklar artınca değiştiriyoruz; bu da bizi, “istikrarsızlıkta istikrar” gibi bir kısır döngüye götürüyor. Bakalım, bu sistem bize kaç yıl dayanabilecek?

     

    Eskiler daha mı güzelmiş ne!Gerçi eski, eski olduğu için atılmaz; yeni, yeni olduğu için alınmaz. Hem eskisinde hem yenisinde topluma, millete, insanlığa herhangi bir yararlılık olup olmadığına bakılarak atma ve alma işleminin yapılması gerekir. Yoksa, sürekli değişim yaşarsınız ama “Dön baba, dönelim.”den öteye bir yol almış olamazsınız, yine ilk noktaya gelirsiniz.

     

    Yeni sistem bu şekliyle, şehirlerdeki trafik problemini biraz azaltabilir belki ama liselere adil bir yerleşimi asla mümkün kılamaz. Yaşayıp göreceğiz.

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.