|   | 
  • Cevahir Kadri

    Edep Ya Hû!

    Edep, toplumsal hayatımızın vazgeçilmezlerinden. Ahlâkımızın, ahlâkî tavırlarımızın en önemli parçalarından -eskilerin ifadesiyle- mütemmim cüzlerinden biridir. Bundan dolayıdır ki toplumda, değişik mahallerde “Edep ya Hû!” sözünü içeren levhaları sıkça görmüşünüzdür. Edepli olmak, adap, yol yordam bilmek oldukça önemlidir.

     

    Edep kelimesinin,Kubbealtı Lügati’nde “insanın hatâya düşüp utanılacak şeyler yapmasını önleyen, yerinde ve ölçülü davranmasını sağlayan meleke, söz ve davranışlardaki ölçülülük, her hususta haddini bilip sınırı aşmama, terbiye, nezâket, zarâfet” gibi anlamlara geldiği belirtilmiş.

     

    Edep, hiç şüphe yok ki insanın manevi süslerindendir. İki cihan Peygamberi Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) bir hadisi şeriflerinde “EddebenîRabbî, fe ahsene tedibi!” buymuşlardır. Yani “Beni Rabbim terbiye etti, bu yüzden benim terbiyem güzel oldu.” O zaman bize düşen, onun yolunda yürümek olmalıdır.

     

    Hiç şüphe yok ki her konuda olduğu gibi ahlâkî konularda da bizim için yegâne “üsve-i hasene” yani “rol model”, “önder kişilik” Hz. Muhammed’dir (sallallahu aleyhi vesellem). Onun örnek yaşayışı, hayatımıza hayat kılmaktadır. Daha doğrusu hayatımıza hayat kıldığımız takdirde ömrümüzü dolu dolu yaşamış olacağız. Aksi takdirde dünya- ahiret dengesi ve hesabı adına “müsriflerden” olma ihtimalimiz yüksektir.

     

    İnsanları toplu olarak olgunlaştıran veya yozlaştıran toplumdur. Birey olarak örgün ve yaygın eğitim kurumlarında kendimizi yetiştirebiliriz. Bu, aynı zamanda toplu olarak eğitilmenin bir başka yoludur. Ama kişinin, bireyin davranışlarını kontrol etmesi toplumun “otokontrol”ü ile mümkündür.

     

    Kişinin, tanınıp bilindiği bir toplumun içerisinde gösterdiği davranışları ile kendisini hiç kimsenin tanımadığı bir toplumda ortaya koyduğu davranış biçimleri arasında fark vardır. Birincisinde kişi kendisini davranışları bakımından daha çok kontrol ederken ikincisinde bu otokontrol daha azalır. Onun için suç işlemeye meyilli olan kişiler büyük toplumlarda daha rahat hareket ederler. Çünkü orada kendisini tanıyan, davranışları sebebiyle kendisini sınırlama ihtiyacı duyacağı kimseler yoktur. Bir çıkmaz sokakta yaşayan fertlerin davranışları ile çıkar sokakta yaşayanların davranışları arasında bile fark vardır. Bu farkın sebebi, kişinin çıkmaz sokakta, o civarda oturanlar tarafından daha tanınıp biliniyor olması, diğerinde ise olmamasıdır.

     

    Ahlâk esasen insanın fıtratında olanı icra etmesinden başka bir şey değildir. O, anlam olarak “yaratılış, tabiat, huy” demek olan “hulk” kelimesinin çoğuludur.  Bunun yanında “İnsandaki iyi veya kötü huylar, tabiat”, “İyi huylar, insanı mânen yükselten iyi tabiatler, fazîletler” ve “Bir toplumda kişilerin davranışlarını düzenleyen ve herkesin uyması gereken kurallar” gibi anlamlara da gelmektedir.

     

    Ahlâk ile edep arasında irtibat ve iltisak söz konusudur. Çünkü ahlâklı insan, edepli insandır aynı zamanda. Ahlâksız insanın edepli olduğu görülmüş değildir. Edepsiz insanın ahlâklı olması da söz konusu değildir. Her konuda olduğu gibi “istisna”lar var mıdır? Olabilir. Ama bu konuda da genel kural: “İstisnalar kaideyi bozmaz!”

     

    Bu bakımdan edep ve edepli olma toplumumuz için, insanın bireysel kazanımları için çok önemlidir. Edep, terbiye, nezaket, incelik, asalet, haddini bilmek, karakter, olgunluk, soyluluk, tevazu, vb. kavramlar da edep dairesine dahil olan kavramlardandır.

     

    Edebi edepsizden öğren, demiş atalarımız. Atalarımız böyle demekle, olumsuz davranışlarda işlenen fiilin çirkinliği, olumsuzluğu gün gibi ortada olduğundan “Bunları yapma!” demiş oluyor.

     

    Bed-mâye olan kimsede hüsn-i edep olmaz.” der Ali Emirî. İnsanın fıtratının, soyluluğunun kişinin davranışlarına etkisini ortaya koyar bir bakıma. Tanzimat Dönemi’nin önemli ediplerinden Recaizade Mahmut Ekrem de “Edip olur kişi sermaye-i hayâsı kadar.” yani kişinin edepli olmadan nasibi utanma duygusu kadardır.” der.

     

    Davranışlar silsilemizin toplumun genel ahlâk kuralları açısından bir iç denetimi olan edep konusunda edebiyatımızda güzel deyişler, sözler ve şiirlere rastlamak mümkündür. Bunların başında Yunus Emre’ye atfedilen şu beyit gelir:

     

    Ehl-i irfân arasında aradım kıldım taleb

    Her hüner makbûl imiş illâ edeb illâ edeb

     

    Ehl-i irfan arasında, tasavvuf yolunda, kalp ehli insanların bulunduğu ortamlarda edepli davranmada zirveler yaşanır. Sözün, fiilin, tavrın edebi ile karşı karşıyadır insan. Sözü edebince söylemek, fiili büyükleri incitmeyecek bir tavır içerisinde işlemek esastır. Her şey her ortamda bütün çıplaklığıyla söylenmez. Yemeğin, sofranın edepleri yani adabı söz konusudur. Bu adaba uygun davranış göstermeyenler patavatsızca hareket etmiş demektir. Sofradaki yemek hoşumuza gitmezse nasıl bir tavır takınmamız lazım? Hayatımızın her anında olduğu gibi burada da edep abidesi, Hz. Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi vesellem) tavır ve davranışları bizim için önemlidir. O, sofraya konan yemeklerde bazılarını çok sevse de hiçbir yemek için “sevmiyorum” ifadesini kullanmazmış. Bu önemli. Çünkü, herkesin ağız tadı bir değil; sofradaki diğer kişiler o yemeği sevebilir. Onların sevmesine ve yemeğe saygısı burada önemlidir.

     

    Edep konusunda aslında genel davranışların tümüne biz “adâb-ı muaşeret” diyoruz. Adabı muaşeret yani kısaca görgü ve nezaket kuralları olarak nitelendirebileceğimiz bu kurallar bütünü inceliklerimizi ortaya koyar.Tabi bunda da aşırılığa kaçmamak lâzım.1960’lı yıllarda ilkokullarda ders olarak okutulurmuş. Keşke, okutulmaya devam edilseymiş!..

     

    Edep, derya genişliğinde bir konudur; hayatımızın farklı safhalarının farklı farklı adabı vardır. Onları başka bir yazıya ayırıp Kaygusuz Abdal’ın şu sözlerine kulak vererek bu yazımızı sona erdirelim:

     

    Gaflet içünden uyan edepsiz olma iy can

    Edebdürasl-ı iman var edep öğren edep

     

    Edep gerektür kula ta işi temiz ola

    Edebsüz girme yola var edep öğren edep

     

    Edebdür Hakka yakın bilür isen Hak hakkın

    Edebsüz olma sakın var edep öğren edep

     

    Evet, edep elimize, dilimize ve belimize sahip çıkmada bir aynadır; davranışlarımızı ve karakterimizi yansıtır!

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.