|   | 
  • Hakan Çitmen

    Hedefteki adam “ERDOĞAN!!!” Patlamaya Hazır Bomba: “¥€$İL”

    ABD yaptırımları, S-400, F- 35, Halkbank Davası, Erdoğan’ın mal varlığı, Kur şoku…

                Gündem yoğun, hesaplar kabarık. Beyaz Saray’ın hesapları başka. Erdoğan’ın Amerika ziyaretinden önce sular bulandı.

                ABD Başkanı Trump, Türkiye’yi kaybetmemek için, elinde tutmak için, her yolu deniyor. Trump, bir devlet adamı değil. Tam bir mahalle kabadayısı. Görüşme başlamadan önce attığı Trump twitlerle, hatta birinci mektup yetmedi, gönderdiği ikinci mektupla elini daha güçlendirdi. Türk heyetine tavizler vermesi konusunda, üstü kapalı şantaj yaptı.Otavizler varsa eğer, bu görüşmede verildi mi bilmiyoruz ama kokusu illa ki, ortaya çıkacaktır. Neyin karşılığında hangi tavizler istendi, verildi?  Erdoğan ve Trump, heyetlerden bağımsız 1 buçuk saat ayrı görüştü. Ne görüştüler, Orası “sır”. Her şey detaylarda gizli…

                                                           *        *        *

                 Beyaz Saray’da, ABD Kongresi, S-400'lerden vazgeçilmemesi durumunda Türkiye'ye yönelik yaptırım kararı almaya hazır açıklaması yaptı. 2.5 Milyar Dolar para boşa mı gidecek. S-400’ler,  kullanılmasın paketinden çıkarılmasın diye mi alındı yani. Yok daha neler!

                Neler oluyor arkadaş! Isıtıp ısıtıp S-400 meselesini gündeme getiriyorlar. Rusya’ya, ne zaman yakınlaşmaya başlasak, Müttefikimiz Amerika homurdanmaya başlıyor. ABD, parası ile projesinde ortağı olduğumuz F-35 leri vermiyor. Bunun üzerine, Amerika’nın kapısını beklemektense, bizimkiler alternatif arayışları, bizi Rusya’ya yakınlaştırdı. Böylelikle, Türk –Rus ilişkileri de, ticari olarak artmaya başladı. Ne zaman işin içerisine hava savunma sistemi S-400 girdi, o zaman,  Amerika ile ilişkilerimiz gerilmeye başladı. Sesler de haliyle yükseldi.

                Keskin söylemleri ile dikkat çeken Senatör Graham : “S-400 konusunda çözüm bulunmadığı takdirde, yaptırım tasarısını getireceklerini söyledi. Yaptırım kararları bir süre daha, askıya alınmış görünüyor. Ta ki Amerika ile yeniden ters düşene ya da istediği planların dışına çıkana kadar. Dış ilişkiler işte böyle…Her şey pamuk ipliğine bağlı.

                          

                           *       *       *

           

                Halkbank davası da, her zaman hazırda bekletiliyor. Gerektiğinde dava dosyası raftan iniyor. Türkiye’den bir şey isteneceği zaman, Türk yetkililerin önüne getiriliyor. Şimdi, tepemizde Demokles’in kılıcı gibi bekliyor.

                Halkbankası’na ceza er ya da geç gelecek orası kesin, orasını anladık. Çünkü, Amerika bunu daha önce başka ülkelerde de yaptı. Bahanesi ise, uluslararası bankacılık kurallarının ihlal edilmesi. Halkbank olayında Reza Zarrap’ın tanıklığına başvurulacak. O sebeple, ucu Türkiye’de bazı bakan ve bürokratlara dokunuyor. Bu olayların pek de, medyaya yansımaması lazım. O yüzden her şey kapalı kapılar ardından yürütülüyor.

                Peki ya Erdoğan’ın malvarlığı meselesi neden gündeme taşınıyor? O da akıllarda soru işareti bırakan dikkat çeken bir konu. Devletler arası bir görüşmede şahsi meseleler neden gündeme getirilir ilginç doğrusu!!!  Acaba, Erdoğan’ı hedef alıp, Türkiye’yi vurma”planları mı devrede? Yoksa Trump-Erdoğan arasında devletlerin ötesinde bir anlaşma mı var? İşte burası soru işareti

    *              *               *

                Üç hafta sonra, NATO Zirvesi’nin olması da yeni bir beklenti yaratabilir.Çünkü Türkiye NATO üyesi ülkeler içinde, NATO üyesi olmayan (Rusya’dan) ülkeden silah alan tek üye ülke. Bu, 70 yıllık NATO tarihinde hiç olmayan bir durum.

                 BU ZORLU SÜRECİ, PİYASALARDA FİYATLAYACAK.

                2019 başındaki yüksek dış kaynak girişi durdu. Yerleşiklerin yurtdışına ödemeleri ve para transferleri azalsa da, devam ediyor. Yabancıların Borsa İstanbul’daki varlığı küçümsenemeyecek kadar büyük. ABD-Türkiye ilişkilerinde senato yaptırım kararlarını uygularsa, bu para bu ülkede kalamaz. Doları ucuz bulan yabancı sermaye, parasını alır gider. Yatırımlar durur. BİST, çok kısa bir sürede, ani düşüşlere şahit olur. BİST 100, 95-97 bin seviyelerini çok kısa sürede çekilebilir. Borsadan çıkan paranın gideceği yer önce döviz olacaktır.

                Dolar belirli bir band aralığında çok sıkıştı. Bu sıkışma bir yöne doğru kendini atacak. Beklenmedik bir an da, yaşanacak bir kur riski ile, DOLAR da bir sıçrama görülebilir. Merkez Bankası’nın Ekim ayı beklenti anketinde hedef yükselttiği, yıl sonunda dolar kuru 6,05 lira olacak. Ama kısa vade de, açıklanan dolar kuru beklentisi ise, 6,41 lira… Sonuç olarak, gelinen noktada, yaptırımlar kısmen askıya alınsa da, olması durumunda, mevcut ekonomi bunu kaldıramaz. Trump, bizi yumuşak karnımızdan yakaladı maalesef. Bu kozu, ona biz verdik. Piyasalar, olası bir kötü haberi fiyatlayacak. Yani, Dolar yükselmek için bahane arıyor.

                Tabi ki de, bunların hepsi olumsuz bir beklenti bir senaryo.“ Ama daha kısa sürede olması da, kuvvetle muhtemel.” 

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.