|   | 
  • Hakan Çitmen

    MERKEZ’İN FAİZ KARARI!!! DOLAR ATEŞ ÇEMBERİNDE…

    Merkez  Bankası yine bekleneni yaptı. Verdiği kararla faizi 75 baz puan indirdi. Bu kararın ardında enflasyonu düşürme niyeti var. Faiz, merkez bankasının kur savaşların da kullanacağı silahlardan biri.

                Merkez bankası baskılara boyun mu eğdi? Merkez bankasının faiz kararının açıklamasından sadece birkaç saat önce, Beştepe 'de 2019 yılı değerlendirme toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Faiz inmesi gerekli" dedik. Faiz indi, iniyor ve bugün yine bir açıklama yapılacak" dedi. Merkez yaptığı açıklamada karar ‘indirim’ oldu.

                Bu olay insanı düşündürmüyor değil. Sanki “faizi indirin” deniyor indiriyorlar. Reel sektör sıkıntı yaşıyor. Finansal anlamda zor günlerden geçiyor. Kamu bankaları zaten indirimi artık bir vazife telakki etmiş. Zararına yaptıkları faizi görev zararı olarak yazıyorlar. Bile bile zarar ettiriyorlar. Kredi alımları azaldı. Verilen kredilerin geri dönüşü daha da zorlaştı. Konkordato ilan edecek belki sırada onlarca şirket daha var. Bu faiz indirimleri yatırımları artırdığı falan yok. Piyasaya güven verdiği falan yok.

                Yatımları artırmayı bırakın, imkanı olanlar uygun kredi çekmenin fırsatını kolluyor ama o da nafile. Alınan krediler vatandaşı zorluyor. Bu faiz indirimlerinin yansıması piyasaya ve vatandaşa maalesef yansımıyor. Faizler düştü diye vatandaş bankalardan faiz almaya koşmuyor. Bilakis, dövizin artacağını öngördüğü için, her hafta eline geçen Türk Lirası mevduatını Döviz alarak banklarda tutuyor. Milyon dolar milyon dolar döviz mevduat hesapları artıyor artmaya da devam edecek. Güvenilir piyasa ortamı kalmadı. Oluşabilecek riskler sebebi ile döviz ve altın hesaplarına akıyor.

                Karar sonrası dolarda, birkaç kuruşluk düşüş bile gözlendi. Peki dolar, biraz düştü diye düşebilir daha da diye vatandaş, dolar almaktan vaz mı geçti? Hayır. Oluk oluk almaya devam etti. Kimsenin dövizini bozdurmaya niyeti yok. Döviz mevduatlarının çözülmesi cazip bir durum olmadığı müddetçe öyle kolay olacağa benzemiyor.

                Normal finansal hareketler gerçekleşiyor olsaydı, Merkez bankasının faiz indiriminin ardından Doların yükselmesi gerekirdi. Dolar tepkisini gösterip, düşen faizden sonra faizden çıkan para ile hacimli bir artış kaydedersi. Ama maalesef dolar, yükseliş hareketi göremedi, gösteremedi. Çünkü Doları tutan bir güç var.

                Arz ve talep ekonominin temelidir. Bu kadar talep artışının olması Doları, daha kıymetli hale getirecek. Dolar kıtlığı, arzının azalması fiyat artışını da beraberinde getirecek.

                Bu yükseliş kendini ilk önce 6.25 TL seviyesine gelecek. Bunu ekonomi yönetimi yapmak zorunda. Çünkü ekonomide temel sorunlar giderilmedi. Yapısal reformlar gerçekleştirilmedi. Cari açık aldı başını gitti. Cari denge, eksi vermeye başladı. Ekonomi azıcık belini doğrultsa, hemen ithalat kapısı açılıyor. İçerdeki üretici, malını satamıyor. Üretime küsüyor. Yabancıya para kazandırmakla, kendi ayağına kurşun sıkmış oluyor bu yönetim anlayışı.

                Kasamızda yabancıya para kazandıracak kadar döviz kalmadı.  Ver ver nereye kadar! Bu kadar fazla harcama yaparsanız, bütçe açığı verirsiniz. Devlet bu kadar açığı nasıl neyle kapatacak. Tabi ki de halkına vatandaşına, yeni zamlar yaparak. Gelir ve gider dengesi bozulduğunda siz gelecek, kaosu engelleyemezsiniz.

                Hazırlanın!!! Bu güç, çok yakın bir gelecekte, ellerini dolardan çekmek zorunda kalacak. Yükselişin nasıl geldiğini göreceğiz hep beraber.

     

     

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.