|   | 
  • Meursault'u Öldürmek

    Yaşlıların gözünde yaşlanmamış ışığı gördün. Oysa hiçbir ışık belirivermedi gözlerinde, tükenmiş ömürlerin merasimindeyken. Sahi tükenen neydi varabildin mi farkına?

     

    Artık daha mı yalnızdın yeryüzünde? Daha mı korkak? Sanmam. Değişen hiçbir şey olmamıştı öyle değil mi? Sana göre insan hiçbir zaman hayatını değiştirmiyordu ve aslında her hayat birbirine benziyordu. Ve sen şikayetçi değildin bütün mesele buydu.

     

    Varlık ile yokluk arasında bir Meursault, hem olmadan hem ölmeden geçip giden bir Meursault. Bir gün kendisini sevenlerin yine bir gün aynı sebepten kendisinden nefret edeceğini düşünen Meursault. Kaderinin sana fikir sorulmadan yazıldığını düşünürken seni asıl mahkûm edenin Tanrı'nın değil insanın adaleti olduğunu söylüyordun. İliklerinde bir belirsizliğin hissi ruhunu ele geçirirken seni ikna edemeyen bir rahibin çırpınışlarıydı tatmin olduğun şey.

     

    İnsanın adaleti dört duvarda işlerken bedenine ayların geçmesini anlayamadın çünkü sana göre hücrenin içine doğan gün hep aynı gün yaptığın iş hep aynı iş değil miydi? Bir şeyi yeteri kadar düşününce tüm anılar ayrıntısı beliriveriyormuş zihninde. Yaptığın tam da oydu sana ait olmayan bir hayatın bütün hatıraları başına üşüşürken.

     

    Ölüme mahkûm edildiğini söyledin oysa ona göre hepimiz ölüme mahkûm edilmiştik. Ölecek olan sendin iknâ edemeyen o. Bu umurunda mıydı bilemem çünkü hayatın yaşamak zahmetine değmediğini düşünüyordun. Artık hayatındaki son şeyin giyotin bıçağı olduğunu anladığında farkına varmıştın ki onun tek kusuru şansa hiç mi hiç yer bırakmamasıydı.

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.