|   | 
  • Özür Dilemeyi Unuttuk mu?


    İletişimin en önemli unsurlarından biri olan ?teşekkür etme? ve ?özür dileme? enaniyet de dediğimiz ?ben? merkezli tutumun yaygınlaşmasıyla hayatımızdan yavaş yavaş çıkmaya başladı. Oysa sosyal bir varlık olan ve birlikte yaşamaya muhtaç olan insanların hem diyalog kurmalarında hem de uyum içerisinde yaşamalarında teşekkür etme ve özür dileme olmazsa olmazlardan.


    Bu gün Batılı ülkelerin çoğunda ortada bir kusur olsun ya da olmasın kişisel alanlara yaklaşıldığında ?özür dileme? bir gelenek haline gelmiş durumda. İngilizcenin hâkim olduğu ülkelerde ?sorry? Fransızlarda? pardon? Almalarda da?entschuldigung? oldukça sık kullanılıyor. Şayet sosyal mekânlarda temas, çarpma gibi bir durum oluşuyorsa özrün derecesi artıyor ve sosoryy, excuse me, tutmirleid ya da entschuldigensie gibi daha kabullenici özür sözcükleri tercih ediliyor. Hal böyle olunca hiçbir zaman gerginliğe ve kavga ortamına meydan bırakılmıyor.

    Peki bu hususta güzel Türkçemizin imkânları ve estetik anlayışı ne durumda? Elbette ki yukarıda bahsettiğim Batılı ülkelerden çok daha geniş ve çok daha etkileyici bir sözcük haznemiz var. Üstelik dil zevki kadar, beden diline yansıması ve inceliği de bir o kadar güçlü. Küçük hatalarda ve söz kesmelerde ?affedersiniz, bağışlayın, kusura bakmayın? gibi içeriği sevgi dolu ve iyi niyetli sözcükler tercih edilirken; hata oranı arttıkça ?özür dilerim, hakkınızı helâl edin, size karşı çok mahcubum, üzgünüm? gibi yatıştırıcı ve hissi de olan söz öbekleri imdadımıza yetişiveriyor. Sadece özürlerde mi? Hayır. Teşekkür için de geçerli bu üstünlük. ?Thank you, merci beaucoup ve dankeschön? ün yerine dua içerikli ve sımsıcak cümleciklerimiz galebe çalıyor. ?Allah razı olsun, teşekkür ederim, ellerine sağlık, niye zahmet ettiniz, çok sağolun.?

    Bir dilin gücü elbette ki o dilin doğru ve maksada uygun olarak kullanılmasına da bağlı. Öyleyse teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi ihmâl etmeden birlikte ve kardeşçe yaşamanın tadını çıkarmalıyız. Mademki kusursuz insan olmaz, bizler de kusurlarımızdan dolayı af dilemeyi bilmeli böylece gerginliklerden uzak durmalıyız. Tabi ki bütün bu değindiğim hususlar kulla ilgili diyalog için geçerli. Rabbimizden af dilemeye ya da ona şükretmeye gelince, o kelimelerle değil kalple ilgili bir durum. Son söz: ?Söylemek istediklerimi tam anlamıyla anlatmayı başaramamışsam özür dilerim.?

                                                                    HAYIRLI BAYRAMLAR.

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.