|   | 
  • Cevahir Kadri

    ‘Yerli Yersiz Cümleler’le Anlama Yolculuk

    Tek masumun acı çektiği yerde bütün gerekçeler geçerliliğini yitirir.” diyor kalbi rikkatli, aklı dikkatli yazarlarımızdan Nazan Bekiroğlu, en güzel eserlerinden biri olan Yerli Yersiz Cümleler adını verdiği,Timaş Yayınları’ndan 2017 yılında çıkan son eserinde. Eserle ilgili detaylı değerlendirmelere geçmeden hemen belirteyim ki yüreğinizde, sevgi, acıma, diğerkâmlık, hakikate susamışlık duygusu varsa kitabı elinizden düşürmeden, bir hamlede okumaya gayret edeceksiniz. Okudukça düşünecek, düşündükçe hissedecek, hissetttikçe ağlayacak ve anlayacaksınız!.. Üstat Necip Fazıl Kısakürek, Reis Bey’de “Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz.” tespitini ortaya koyar. Bu gerçeği, bir ağır ceza resine söyletir üstelik de!..

     

    Nazan Bekiroğlu, Türk dili ve edebiyatı sahasının önemli akademisyenlerinden biri. Ama okur karşısında onu asıl önemli kılan ve öne çıkaran, bilim insanı vasfını taşıyor olması değil. Onu önemli ve her daim vazgeçilmez kılan; Türk edebiyatının deneme, inceleme, öykü ve roman yazarları arasından en önde gelenlerden biri oluşudur. Heleki denemeleri okurun tam da dimağına uygun ve dimağ tadında oluşu sebebiyle hep okunmuş, yazarı da okurlarının sevgi yağmurna uğramıştır.

     

    Nazan Bekiroğlu’nun daha önce yayımlanmış eserleri şunlardır: Nun Masalları (Öykü; Dergâh, 1997), Şair Nigâr Hanım (İnceleme; İletişim, 1998), Halide Edib Adıvar (İnceleme; Şule, 1999), Mor Mürekkep (Deneme; İyiadam, 1999), Yusuf İle Züleyha / Kalbin Üzerine Titreyen Hüzün (Şark Mesnevîsi, Timaş, 2000), Mavi Lâle (Deneme, İyiadam, 2001), İsimle Ateş Arasında (Roman, Timaş, 2002), Cümle Kapısı (Deneme, Timaş, 2004)(TYB 2003 Yılı Deneme Ödülü), Cam Irmağı Taş Gemi (Hikaye, Timaş, 2006) (TYB 2006 Yılı Hikaye Ödülü), Lâ: Sonsuzluk Hecesi (Roman-Mesnevi, Timaş, 2008), Yol Hali (Roman, Timaş, 2010), Nar Ağacı, (Roman, Timaş, 2012), Mimoza Sürgünü (Deneme, Timaş, 2013), Kelime Defteri (Deneme, Timaş, 2014), Karınca İzleri- Hikmet Aksoy Kitabı (Timaş, 2015), Mücellâ (Roman, Timaş, 2015).

     

    Daha önceki yıllarda roman türünde eser vermesine rağmen adını daha çok deneme türündeki eserleriyle duyuran ve söz ettiren Bekiroğlu, son yıllarda kaleme aldığı romanlarıyla da gündemde. Yol Hali, Nar Ağacı veMücellâ bunlardan başlıcaları. Romanlarındaki kahramanların insani yönlerinin ağır basması onu okur nezdinde daha farklı kılıyor ve onun her daim sevgi ve saygıyla anılmasını sağlıyor. Yazar denemelerini, öykülerini ve romanlarını yazarken şiir dilinden yararlanıyor. Bu, onu diğer yazarlardan ayrı kılıyor. Bu durum, eserlerdeki içtenliğin yazarla bütünleşmesi neticesinde okurun yüreğinin en mutena köşesinde yazarın ağırlanması anlamına geliyor.

     

    ***

     

    Yazar, Yerli Yersiz Cümleler’in yazılışına dair okura şu bilgileri verir:

     

    Bu kitap önce “Yersiz Cümleler” adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı. Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, “Yerli Cümleler”e de el attım. Sonra? Bütün cümleler yerli-yersiz birbirine karıştı. Böylece binlerce cümleyle baş başa kaldım.”diyerek eserin yazılış “hikâyesi”ni daha başka yönleriyle ortaya koyar.

     

    Yazar, cümleleri belli bir tema etrafında senarize ettiğini de açıkça belirtir. İçlerinden bazısının nerede, ne zaman, nasıl yazdığını bugün gibi hatırladıklarınıın var olduğunu, onların avucunun içine mıh gibi çakılmış bulunduğunu belirtir. Ama yazarın hiç de hatırlamadıkları da vardır. Bu cümleler, kendisine öyle karanlık gelmişlerdir ki “Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman?” dedirtir ve şunu ekler:“Neden yazdığımı unutmuşum çünkü, hiç unutmayacağım sandığım şeyi.”

     

    Yazar kitabı hazırlarken hiç beklemediği, tahmin bile etmediği yeni bir şey, yeni okuma ve dahası yeni yazma biçimi gelişir: “... yerinden edilen, bağlamından kopan cümleler yeni manalarla yüklendi, bambaşka tasniflere girdi. Yerinde doğaya ilişkin bir cümle aşk bahsine uygun düştü örneğin, yazıya ait olan insanlığa. Yeni bir okuma, dahası yeni bir yazma.” Bu durum yazarın zihninde yeni şimşeklerin çakmasına vesile olur: “O zaman anladım içimde bütün yazdıklarıma süzülen bambaşka bir metin olduğunu.”

     

    Kelime, cümle ve metin bahsinde bağlamın önemi büyüktür. Eğer bir kelimeyi, bir cümleyi metnin içindeki yerinden, bağlamından çekip aldınız mı o kelime ve cümle, bambaşka bir anlam dünyasına sürüklenir. Eserlerden “taşan cümleler” olarak da vasıflandırabileceğimiz, her zaman ve zeminde anlamlı olan cümleler pek çok eserde vardır.

     

    Deneme, öykü ve romanlarında şiir dilinden azami derecede istifade eden Bekiroğlu’nun eserlerindeki cümlelerin anlamlarısadece o eserle sınırlı değildir. Eserden çekip çıkarılan bazı cümleler, eserdekinden daha farklı bir anlamlara sahip olur. Bu durum, yeni oluşturulan eseri daha ayrıcalıklı kılar.

     

    Timaş Yayınları arasında,2017 yılında,raflarda yerini alan Yerli Yersiz Cümleler, yedi bölüm ve 457 sayfadan oluşur. Her bölümde,belli bir tema etrafında kümelenen yazılara yer verilmiştir. Eserin bölümleri sırasıyla Ben Sözleri, Yazı Masası, Aşk Kitabı, İnsanlık Hâlleri, Yaşarken ve Ölürken, Dünya Toprağı, Şikayetler Kitabı isimlerini taşır.

     

    Yazı Masası, yazarın yazmaya dair düşüncelerini içeren güzel yazılardan oluşmakta,diğer yazılar da ayrı bir hevesle okunabilecek vaziyettedir.Eserin bu bölümünü okurken kendi kendime, “Yazı Atölyeleri”nde bu kitap mutlaka ama mutlaka okutulmalı, dedim. Çünkü, yazarın yazma planı, tarzı ve düşüncesi oldukça önemli.

     

    Yerli Yersiz Cümleler’de, daha önce yayımlanmış eserlerden alınan cümlelere farklı yorumlar da katmış, kahramanların iç dünyalarına yönelik olarak bazı izahlara da yer vermiş. Böylelikle eser, bambaşka bir boyut kazanmış.  İşte o cümlelerden birkaçı:

     

    * Elimde ne yapacağımı bilmediğim, hiçbir kapıya uymaz anahtarlar, şimdi size aşka, hayata ve ölüme dair yerli yersiz cümleler söyleyeceğim. (s.13)

    * Ben: Yazıcı. Kalbim çatladığında tanığım su kıyısında bir kavak ağacıydı. (s.23)

    * En fantastik öğelerle anlatılmış hikâyenin bile gerçeği işaret etme sorumluluğuna inanıyorum. (s.25)

    * Yazarlık bir yetenektir ama yetenek işlenmeden açığa çıkmaz. O yeteneğin işlenmesi de çoğu kez kalem ve kağıdın dışındaki bir dünyada gerçekleşir. (s.26)

    * Bazen koca bir yazı bir tek cümleyi sarf etmek için yazılır. Bir şey değil, yeni bir şey söylemek için. Dahası sormak için. (s.61)

    * Cümle cümle yazdığının paragraf paragraf okunmasını istemek yazıcının hakkıdır. Ama aslında o, kelime kelime okuyacak olanın arkasındadır. (s.82)

    * Bilmediğim bir şeyi hatırlamam zor. Unuttuğum bir şeyi hatırlamamsa kolaydır benim. Yitirdiğimizi tanırız bulduğumuzda, yitirmediğimizi değil. (s. 138)

    * Zora tahammül kolay, güzele tahammül zor haddizatında. (s.165)

    * Ey bezirgân, suçu suçluya ödetmeli masuma değil. (s.173)

    * İade ettiği bütün sükûnete rağmen af, aşkın külliyatı içinde en pahalı makamdır. Bedeli bizatihi aşkın kendisidir çünkü. (s.209)

    * Arınma kalpte gerçekleşen bir şeydir ve her kalbin anahtarı farklı yerdedir. (s.248)

    * Tek insanın acı çektiği yerde bütün insanlara yetecek kadar acı vardır. (s.255)

    ...

    * Üzerimde bir çarmıh ağırlığı, başımda zeytin ağaçlarının gölgesi. Delinmiş ellerimin ayası benim de. Sağ böğrümde derin bir mızrak yarası. Ey Âlemlerin Rabbi dindir acımı.

    * Kar aydığıyla yıka gözlerimi, ey sevinç anının ışığıyla düşleri yıkayan, arınmanın sevinciyle doldur kalbimi. O sonsuz sükûtla oldur içimi. (s. 453)

    * Allah’ım, çöz dilimi, aç kalbimin örtülerini. Cümleler dökülüversin. Söz kalbimden taşarak, coşarak gelsin. Öyle bir dil ver ki bana çektiklerime değsin. (s.457)

     

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.