|   | 
  • Hakan Çitmen

    Bir Devlet, böyle çöküyor!!!

         Her şey gözlerimizin önünde gerçekleşiyor!
                Utanç dolu günlerden geçerken, ortalığa dökülen yolsuzluk ve hırsızlık iddiaları akıl alır gibi değil.
                Gözlerimizin önünde çöken çökene… Her şeye çöktüler, yetmedi birbirlerinin malına çöküyorlar. Şirketlere, lüks otellere çökmeler… Bir de çöküş işinde katkısı bulunanlar, sanki iyi bir şey yapmışlar, bir başarı kazanmışlar gibi utanmadan sıkılmadan otellerde lüks tatiller yapıyor, gününü gün ediyor.
                Ülkede nasıl bir fırıldak çevriliyor?
                Hep beraber öğreniyoruz. Gözlerimizin önünde neler olmuş neler de! Biz yeni haberdar olduk… Sedat Peker, sosyal medya hesabından haftalık Pazar dizisi gibi yayınladığı youtube videoları ile nasıl bir dolap çevrildiğini anlatıyor. İddialar çok kuvvetli. İnsanları yargının önüne götürür, mahkemelik eder hatta bazıları vatana ihanetten yargılatır. O kadar iddia ortaya çıkarken nedense bir yalanlama, itiraz anlamlı bir savuşturma gelmemesi de çok garip. Bu kadar suskunluk, ancak bazı şeyleri kabullenince olabilir.
                Devlet gücüyle, mafya düzeni kurmuşlar!
                Her şey kılıfına uygun şekilde yürütülmüş. Gayette güzel yürütülmüş işler, çünkü bir menfaat ilişkisi üzerine kurulmuş bir düzen var. Her işte herkesin payı var. Hepsi payına düşeni almak için çabalıyor. Şimdi işler kötü gitmeye başlayınca sesler yükselmeye başladı. Kara parada bitti. Bölüşülecek kadar kirli para artık yok.
                Tüm kavgaların sebebi, ismi Sedat Peker videolarında geçsin geçmesin! amaç iktidarı ve parayı elde tutma çabası. Çünkü ipin ucu kaçtı. Gerisi çorap söküğü gibi gelecek. Peker’in dönen pislik işleri anlatması inanılmaz ilgi görüyor. Çünkü içerden birisi. Onun sözüne inanılmasında kimin sözüne inanılsın. Daha öncede söylenildiğinde kaç kişi, kulak kabartıp dinleme lutfu gösterdi. İşin içinde olupta, kirli düzenden ve karanlık ilişkileri kim anlatırsa anlatsın belki de toplumda yine karşılığı olurdu.
                Mesela Süleyman Soylu dese ki; Sedat Peker’le arasındaki irtibatı, 17-25 Aralık’ın dosyalarını, 7 Kasım’da seçimlerin tekrarlanması ve arkasından ülkenin kaos ortamına çekilmesinin, 15 Temmuz gecesi ve hatta öncesindeki işlerin arka planı anlatacağım dese, Sedat Peker videolarından katbekat daha fazla seyredilir. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan Bile şahit olduklarını bir bir anlatsa, daha etkin muhalefet yapmış olurdu. Toplumun bu insanlardan duymayı beklediği çok şey var.
                Sedat Peker’in anlattıkları, buzdağının görünen yüzü bile değil.
                Peker’in anlattıkları daha devede kulak kalır. Hepsini bilerek anlatmıyor.Adım adım, yavaş yavaş anlatıyor ki, toplumda iyice karşılık bulsun,sindirilsin. Hazmetmek kolay değil. Anlatılanlara akıl sır erdirilemiyor. Toplum daha bilinçlenmedi. İşin diğer tarafı, devlet gücünü kullananların birisi bile iddiaları hakkıyla yalanlayamadı. Ve halk, Peker’e inanmayı seçti.
                Sedat Peker, Belediyelerin, vakıf ve dernekler üzerinden nasıl soyulduğunu anlatıyor, dönen ihalelerin nasıl adrese teslim gittiği söylüyor. Daha önceden de oluyordu ama bu kadar büyük paralar dönmüyordu, hatta şimdi açıktan ve devlet gücünü arkalarına alarak alenen nasıl yapıldığına şahit oluyoruz! Hiçbir dönemde bu kadar, sahipsiz kalmadı devlet. Hiçbir dönemde yargı bu kadar, suçludan yana bir duruma düşmemişti.
                Daha neler var neler!!!
                Demirören üzerinden, Ziraat bankası’ndan 750 milyon dolar kredi çektirilmiş, Doğan medya satın alınmış ve borcu da ödetilmemiş… Aksi ispat edilebilecek olunsa, şimdiye kadar on kere dekontları yayınlarlardı. Daha bir tane iddiası çürütülmedi, çürütülemedi.
                Suriye ile yasadışı ticaret… Silah kaçakçılığı… Libya'daki ihalelerin yandaşlara verilmesi… gibi çok ağır iddialar. Kokain ticareti, mala-mülke çökme, cinayet, silah kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, siyasi komplolar... Devlet eliyle ve imkânlarıyla mafya düzeni inşa edilmiş. Çünkü bunları ancak mafya yapar. Daha kötüsü ne olabilir diyorum dahasını içim kaldırmıyor. Ülkeyi kimlerin ve nasıl yönettiğini anladınız mı?
                Çamlıca Camisi için, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kasasından 290 milyon doların üzerinde para çıkışı olduğunu biliyor muydunuz? Ya da düşünebiliyor musunuz?
                Her yerden yolsuzluk fışkırıyor, lağım patlamış, kokular evimizin içinde…
                Eğitim bitmiş, okullar eğitimden kopmuş, parası olanın iyi eğitime ulaştığı bir zamandan geçiyoruz. Gençler gelecekten umutsuz, beklentileri, planları, hedefleri yok. Üniversiteler akrabaların işyeri, her biri birer çiftlik olma yolunda. Hatta olmuşlar bile liyakat yok.
                Ekonomi yerlerde, dibe batmak üzere. Esnaf dükkanını çekip çevirmek için kredilere boğulmuş durumda. Gırtlağa kadar borçlu. Kamu kurumlarından kar açıklayan yok… Hep zarar hep ziyan… Çiftçi, toprağından koptu. İthalat, çiftçinin belini büktü. Rekabet edemez hale getirildi. İşsizlik, almış başını gitmiş. Gelirsizlik insanları buhrana sürüklüyor…
                Bunlar bir talanın göstergesi değil mi?
                Her taraf çürüyor, her yer çöküyor… Değerlerimiz bir bir yok ediliyor…
                Devletin madden manen yıkılışını sadece seyrediyoruz, film izler gibi…
                Bu ülke bunları hak etmiyor!!!
                Toplumsal çürüme, tepkisizlikle başlar!
                Kimsenin umurunda değil mi acaba devletin soyulması? 25 Kuruşluk poşet için ülkeyi ayağa kaldıran millet, vergilerinin, cebinden alınan paranın, kendinin ve çocuklarının geleceğinden çalınanlara neden bu kadar duyarsız?
                AKP, devlet değildir. Devlet biziz! AKP yalnızca hükümettir, geçicidir. Devlet farklı, hükümet farklı! Şu kadarını öğrenseniz yeter. Sedat Peker bir videosunda: “Şu an ülkeyi yönetenler de iktidardan düştüğünde, yurtdışında o ülkeden bu ülkeye kaçmak zorunda kalacaklar.” dedi. Belki de haklıdır, işlenen suçların cezası çok ağır…
                Bu pislikler neden ortaya şimdi çıkıyor?
                Siyaset Bilimcilerin ortak görüşü; Bu videolar, Akp’yi zayıflatmak için değil, zayıfladığı için ortaya çıkıyor.
                Rüşvetçi politikacıları, düzenbazları, hırsızları ve hainleri görmezden gelmeyin “banane” demeyin! Türkiye, gözü dönmüş insanlar tarafından kasten bilerek ve isteyerek soyuluyor…
    Bi soğan soyuluyor, Yaşarıyor gözler,
    Memleket soyuluyor, Aldırmıyor öküzler… demiş Şair Eşref.
    SON SÖZ: Korkmayın! Rızkınız Allah’ın teminatı altında! Bu iş gayretullah’a dokundu!
                Yeryüzünde rızkı, Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır. (Hud suresi 6. Ayet)

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.