Kayserispor ile dejavu yaşıyoruz. Geçen yıl da yükseliş trendi Galatasaray’ın 5-1 hezimeti sonrası olmuştu.
Her ne kadar arada komşu Sivasspor’dan da 5 yese de bundan sonra yukarı tırmanış devam etmişti. Sivasspor hezimeti sonrası gelen Segej Jakirovic dokunuşuyla Kayserispor coşmaya başlamıştı.
Size pembe panjurlu ev, masmavi bir gökyüzü vaadinde bulunmuyorum. Size mutluluk rüyaları da sunmuyorum. Pollyannacılık da oynamıyorum.
Sadece size umut var diyorum.
Amaaa…
Aması var…
Hatırlarsanız geçen sezon da bugünlerde her maç kesinlikle kazanılması gereken, kaybetme hissinin bile olmaması gereken nitelikteydi.
Trabzon beraberliği, nefes kesen 3-2 Konya galibiyeti, Eyüpspor beraberliği, buz gibi havada Göztepe zaferi, Beşiktaş yenilgisine rağmen ardından Başakşehir’e 3 atma, Gaziantep hüsranı sonrası Hatay’a 5, Adana Demirspor’a 2, Kasımpaşa’ya 1 gol atarak üst üste 9 puan almak.
Dönüm noktası buraydı.
Fakattt Fenerbahçe ile Kadıköy’deki tarihi maç 3-3.
Ve burada şampiyonluk yarışında kırılma. Galatasaray’ın şampiyonluk yarışında derin bir nefes alması, rakibini geride bırakması.
Bana göre en önemlisi Kayserispor’un buna artık bütün benliğiyle inanmasıydı, Jakirovic’in inandırmasıydı.
Artık bundan sonra Kayserispor durmuyordu, durdurulamıyordu. Yine 1-0 Rizespor galibiyeti, Alanya’da beraberlik ve Antalyaspor’u 3-1 yenip mutlu sona ulaşmak.
Boş bakkal gibi eski hesapları ortaya dökme niyetim yok.
Eeee bunları niye anlattım?
Geçen sezon ki durumla şimdi aynı şartları taşıyor Kayserispor!
Hatırlasanıza?!
Şimdi:
Trabzonspor ve Samsunspor maçlarına kadar Kocaelispor, Göztepe, Antalyaspor ve Gençlerbirliği ile 4 maçı var. Neredeyse can alıcı ama kazanılabilecek maçlar.
Ondan sonra Fenerbahçe maçına kadar Karagümrük ve Kasımpaşa ile 2 maçı var. Bunlar tam dişine göre, bunları da yenip altına alamazsan cümlelerim burada bitti demek isterim.
Son 5 maç Gaziantepspor, Rizespor, Eyüpspor, Alanyaspor ve Konyaspor. Fırsata bak! Daha ne istiyorsunuz? Bu 5 maçtan 15 puan almanın imkansız olduğunu söyleyemem, kimse de diyemez.
Kayserispor camiası inanırsa bu olur!
Bir Karadenizli olarak gerçekten inanarak söylüyorum.
Olur!
Kayseri uyuma Kayserispor’a sahip çık!
Aslında Kayserispor’un işi çok da zor değil ama zor olan ne biliyor musunuz?
Önce Djalovic sonra futbolcuların ve tabii ki şehrin bu sürece inanmaları ve kendilerine çeki düzen vermeleri!
Şimdi önlerindeki ilk köprü Marmara Körfezi’nin futbola aşık kenti Kocaelispor maçı.
Kayserispor evinde oynuyor. Bu avantajı artık kaçırmamalı!
Kocaelispor’un lige Selçuk İnan ile nasıl başladığını hatırlayın. Tam bir hezimetti.
Ama inandılar. Yılmadılar. Başardılar… Bugün 24 puanla yukarıyı zorluyor. Son 4 günde hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş ile oynadılar. Dip diri bir takım…
Kocaelispor çok dirençli ve çok tehlikeli bir takım. Fenerbahçe’yi ilk yarı ne kadar zorladılar, oyun oynatmadılar.
Fakat bir Dünya markası Marco Asensio sahneye çıktı. Muhteşem golle Körfezi ateşe verdi. Rahmetli Ümit Aktan’ın dediği gibi bu golde kalede değil Gökhan Değirmenci bin kaleci olsa, hatta kaleye değirmen de kurulsaydı yapacak hiçbir şey yoktu.
Ama Kocaelispor, Beşiktaş maçında aslarını kenarda oturturken bile rakibine ve Sergen Yalçın’a sahayı dar etti.
Zaten Kocaelispor son hafta maçlarında deplasmanda Samsunspor’a top oynatmadı. Trabzonspor’a Muçi’nin 90+ füzesiyle boyun eğdi. Antalya’yı 2-1 yendi Karagümrük’le deplasmanda berabere kaldı.
Deplasmanda daha iyi oynuyor.
Kocaelispor iyi gidiyor.
Ama artık karşısına Kayserispor çıkmalı. Dur demeli, Körfez’i bir kez daha ateşe vermeli. Fenerbahçe maçının Tedesco stratejisiyle bu yolculuğa galibiyetle başlamalı!
Başka çaresi yok!
Kocaelispor’un çok iyi kalecileri var. Gökhan Değirmenci ve Jovanovic. İkisi de iyi kaleci ama yedikleri goller de süper kalitede! Siz de atın.
Selçuk İnan hemen her maça 1-2 değişiklik haricinde hep aynı kadroyla çıkıyor. Savunmasını Ahmet Oğuz, Dijksteel, Balogh ve Haidara ile kuruyor.
Orta sahasında takımın beyni Habib Keita ve Linetti. Onların sağında Tayfur Bingöl solunda Agyei veya Rivas veya Show oynuyor.
En önde çok etkili ve golü koklayan Petkovic var. Onu ilk yarıdaki maçta 90+’da Kayserispor’a attığı golden hatırlıyoruz.
Kaleciler iyi ama…
Bütün bir takım halinde defans yapan Kocaelispor’da Haidara savunmanın sağında çok sağlam, inanılmaz güçlü bir oyuncu olmasına rağmen gel gör ki bir o kadar da ağır. İleri gitti mi gelemiyor, dönemiyor.
Ahmet Oğuz da bizim Ramazan Civelek’in aynısı defansı unutup forvet oynuyor.
Size savunmalarının sağında ve solunda inanılmaz boş alanlar sunuyor.
Savunmalarının hava topu hakimiyeti ve geriden oyun kurma kapasiteleri çok sınırlı! Keita ile Linetti aralarındaki pas trafiğini kestiğin zaman Kocaelispor’un felç olma ihtimalli çok yüksek.
Savunmacılar, hücumculardan aldığı desteği karşılıksız bırakmamak için rakip kaledeki ataklara destek için gidiyor. Bu arada çok büyük kontralar yiyorlar. Cardoso veya Makarov veya Chalov kaçtığında yakalama ihtimalleri yok. Onugkha’yı yazmadım çünkü O’nu yakalarlar.
Buna rağmen diri ve çok mücadeleci bir takım kimliğine kavuşmuşlar. Bir topa 3 kişi birden basıyor.
Defansları hava toplarında çok fırsat hediye ediyor. Kalelerin arka alanları boş kalıyor.
Kocaelispor’un orta sahası ve forveti en güçlü tarafları. Forvetteki Petkovic’i kesinlikle boş bırakmayacaksınız. 90 dakika değil, hakem maç bitti düdüğünü çalana kadar. Hatta hakemin eli havadayken bile boş bırakmayacaksın. Petkovic öyle fırsatçı ve tehlikeli futbolcu!
Petkovic; çok iyi top tutuyor, hava toplarına hakim, arkadaşlarını çok pratik biçimde gol pozisyonuna sokuyor. İyi top dağıtıyor ve üstelik hızlı da.
Daha ne söylenebilir ki?
Eğer 30 yaşın üstünde olmasaydı kesinlikle Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş hatta Trabzonspor Bruno Petkovic için birbiriyle mücadelenin içine girerdi.
Rivas, Can Keleş, Agyei, Churlinov forvetin sağını solunu kullanan en tehlikeli adamlar. Her an gol ile burun buruna geliyorlar.
Genelde savruk tipler ama tehlikeliler. Sürekli şut atıyor, hızlarıyla adam geçmede ve eksiltmede zorlanmıyorlar.
Bunların içinde Tayfun Bingöl’e bir satır değinmek istiyorum: Beşiktaş’ta tutunamadı veya tutunamayanlardan oldu. Belki de tutundurulmadı ama Kocaelispor’un serbest oynayan adamı oldu.
Sessiz, sakin ama sinsi bir futbolcu. Hep göz önünde tutmak gerekir. 90 dakika kendi defansının önünde gezinip, 90+’da gol atabilecek kadar kaypak ve akışkan tip.
Hasılı, Selçuk İnan iyi bir takım kurmuş. Sahadaki ilk 11’i kadar kulübede de çok kaliteli ve çok sayıda alternatifleri var.
24 puanla yukarda olmasından belli değil mi?
Gelelim Kayserispor tarafına!
Kayserispor’dan sorumlu Milletvekili Baki Ersoy (maalesef başka ortaya düşen yok) ve doğal olarak Başkan Nurettin Açıkalın ile yönetimi bana göre önemli fedakarlıklar gösterip önce transfer tahtasını açtı.
Sonra 5-6 transfer yaptı. Bir kez daha tebrik ediyorum. Az zamanda iyi iş çıkardılar.
Lakin bu yeni transferlerin takıma adapte edilmesi işini de onlar yapacak değil! Bu iş Radomir Djalovic’e düşüyor.
Djalovic’in kaçacağı hiçbir nokta kalmadı.
İlk yarı bittiğinde “şöyle adamım eksik, şunlar cezalı, böyle bazı oyuncalar farklı mevkilerinde oynuyor” diye mızmızlanıyordu.
Baki Ersoy ve Nurettin Açıkalın’ın girişimleriyle alınan adamları ilk hafta hiç oynatmadı.
Tuhaf…
Yerinde oynamayanları ya yerinde oynatacaksın ya da yeni alınanları mevkilerinde mevzilendireceksin.
Aba altından sopa gösteriyor demeyin de Sinan Kaloğlu da böyle bir inada girerek Sivasspor hezimetine neden olmuştu.
Alınan adamlar niye kulübede oturuyor?
Hatta niye kadroda değil?
Bu adamların alınmasına sen onay vermedin mi?
Verdin!
Süs değil ki bunlar!
Hemen oynat.
Elindeki mevcut golcülerin gol atamıyor.
Kanat adamların orta yapamıyor.
Sağ ve sol açıklar adam geçemiyor.
Stoperlerde aksama varsa?
Ne yapacaksın?
Geçmiş günlerin hatırına kimseyi oynatmayacaksın!
Herkes yerinde oynayacak!
Brad Pitt’in genel menajerlik yaptığı ‘kazanma Sanatı’ isimli filmi birkaç kere hep birlikte izleyin.
Oynayamayan veya aksayan veya işe yaramayanı ne yapıyor Brad Pitt?
Anında yolluyor: ‘Çünkü onlar profesyonel’ diyor.
Hemen yeni gelenlere yer açıyor.
Kırılması imkansız bir rekor, 20 maç üst üste galibiyet öyle geliyor.
Profesyonel adam yapması gerekeni yapacak.
Radomir Djalovic ve futbolcular şunu acilen görmeli: Kayserispor, bu şehir için, taraftarlar için, taraftar grupları için, Kapalı Kale için bir sevdadır.
Aldığı nefesin içindeki oksijen kalitesidir.
Bu şehir için Kayserispor bir ‘Hudutsuz Sevda!’
Bıkmadan bir hafta onun yolunu gözler…
Karda, yağmurda, çamurda, çöl sıcağında peşinden gider…
Bu sevdaya zarar verilmesine müsaade etmez.
Onun için Kocaelispor’u iyi çalışın, elinizdeki yetenekleri iyi değerlendirin.
İkinci yarının ilk üç puanı ile bu şehirde gönüllere Kayserispor cemresini düşürmek için Kocaelispor Körfezini ateşe atın.
Yoksa sizin suyunuzu ısıtırlar.
Benden söylemesi.
Haydi hayırlısı…














