|   | 
  • Sabahattin Sürmen

    Ramazan’ın Vedası, Bayram’ın Duası

    Ramazanı sonlandırmanın buruk ama umutlu telaşı içindeyiz. Ramazanda sabırla yoğrulan ruhlarımız, bayramın muştusuyla kanatlanıyor. Lezzetlerin kokusuna karışan derin maneviyat, yerini bayramın neşesine, barışına, "insan olma" ödevimize bırakıyor.

    Ramazan Bayramı yalnızca tatil kutlaması değildir. Sadece şeker ikram etmek, şık elbiseleri giymek, dostlarla sofrada buluşmak değildir. Bayram, muhasebe vaktidir. Ramazan’da kazandığımız "insaniyet" rütbesini, bütün yıla nasıl taşıyacağımızın imtihanıdır. 

    Hanımları günler öncesinden evlerini pırıl pırıl yaptı. Ancak asıl temizlik, gönül hanesinde yapılmalıdır. Arife günü, küskünlüklerin toprağa gömüldüğü gün olmalıdır. Komşunuzla aranızda soğuk yeller esiyorsa, cam silmenin ne manası kalır?

    Ramazanda nefsimizi açlıkla terbiye ettik. Bu terbiyeyi "affetme" ile taçlandırmamız gerekmez mi? Bayramdan önce liste yapın; "Kimi kırdım?", "Kimin gönlünü almalıyım?", "Hangi akrabamı uzun zamandır aramadım?" listesi. 

    Bayramın bereketi paylaşılan lokmayla birlikte birleşen gönüllerde değil midir?

    Çocuklara bayram, dünyanın en renkli panayırıdır. 30 yıl önce kapı kapı dolaşan minikleri duyar gibiyim. Ancak bugünün çocuklarına bayram harçlığı vermek yetmez. Onlara "Bayram Ahlakı"nı da öğretmeliyiz.

    Çocuklara el öptürürken bunun sadece ritüel olmadığını, büyüklere hürmetin, köklere bağlılığın simgesi olduğunu anlatmalıyız. 

    Bayramlıklarını giyen evladımıza, "Bugün bu elbiseleri giyemeyen çocuklar da var, gel onlara sürpriz yapalım," diyerek merhameti öğretmeliyiz. 

    Çocuğun zihninde bayram; sadece yaşadığı gün değil, paylaştığı hatıra olarak kalsa iyi olmaz mı?

    Bayram sabahına bir yanı eksik uyanan evlatlarımız var. Babasının elini tutamayan yetimler, annesinin kokusunu duyamayan öksüzler... Kayseri’nin o meşhur hayırseverliği devreye girmeli; reklamla değil, sessizce ve derinden.

    Yetimin başını okşamak, sadece dini tavsiye değil, toplumsal zorunluluktur. Boyunlarının bükük kaldığı şehirde, bayram namazının manevi sorumluluğu ağırdır. 

    Lütfen yetim yurtlarını, o sessiz çocukları hatırlayın. Onlara sadece para vermeyin; zaman verin, "abi", "abla", "amca" olun. Gözlerindeki bir damla sevinç, Erciyes’i eritecek kadar güçlü ve sıcacık değil midir?

    Bayram, eşini kaybetmiş, çocuklarını tek başına büyütmeye çalışan, kimsesiz kalmış kadınlar için yalnızlığın en ağır hissedildiği anlardır. Mutfakta tenceresi kaynayan ama sofrasında konuşacak kimsesi olmayan annelerin vebali hepimizin boynunadır.

    Bayramda, etrafında birilerini arayan sessiz feryatlara kulak verelim. Bir kap yemekle, samimi selamla kapılarını çalalım. Yalnız olmadıklarını, şehrin büyük aile olduğunu hissettirelim. Dul, öksüz ve yetimlere bayram neşesi taşımak, ibadetlerin en güzelleri olarak anlatılmadı mı?

    Huzurevlerinde, evlerinin bir köşesinde, gözü kapıda yaşlılarımız... Çınarlarımız. Yürüdüğümüz yolları onlar yaptı. Yaşlının elini öpmek, sadece saygı gösterisi değil, geleceğimize selam vermektir.

    "Büyük aile" kültürünü diri tutmalıyız. Yaşlılarımızı bayramın birinci günü ziyaret edip, "Görevimizi yaptık" dememeliyiz. Anlatacak hikayeleri, bizim alacak derslerimiz yok mu? 

    Onlara bayram hediyesi, can kulağıyla dinlenilmektir. Cep telefonlarınızla yanlarında uyumayın, selfi çekip paylaşmayın! Hayatı paylaşın.

    Gençliğin dünyası çok değişti. Onlara bayram "tatil yapmak", "uyumak" ya da "telefon başında vakit geçirmek" demek. Ancak: Dijital ekranların soğukluğu, aile büyüğünün duasının sıcaklığını asla tutmaz.

    Sizden beklenen, sadece el öpmeniz değil, bu kültürü geleceğe taşımanızdır. Hikayelerini dinleyin. Enerjiniz tecrübeleriyle birleştiğinde daha güçlü olacaksınız. 

    Gönül yapmanın verdiği haz, hiçbir sosyal medya beğenisiyle kıyaslanamaz.

    Bayram; israfın, kibrin ve gösteriş günü değildir. Maalesef bayramlarımızı tatil beldelerine hapsettik. Oysa bayram, "sıla-i rahim"dir. Bağların koparılmaması, köklerin sulanmasıdır.

    Kayseri "Ahilik" ruhuyla yoğrulmuştur. Esnafımız müşterisine sadece mal değil, kardeşlik hukuku sunmalıdır. Fahiş fiyatlarla değil, bayram bereketiyle satış yapmalıdır.

    Ramazan’da kazandığımız güzellikleri bırakmamalıyız. Bayram bitiş değil, temiz başlangıç olmalıdır. Kötü sözden kaçınan dilimiz, bayramdan sonra da gıybete, yalana ve hakarete kapalı kalmalıdır. Yardımlaşma Ramazan’a mahsus kalmamalı; yıl boyu yaşam biçimine dönüşmelidir.

    Tanımadığınız yaşlıların kapısını çalın.

    Yetim çocuğa, çocuğunuza aldığınız hediyeden alın.

    Trafikte, sokakta birbirimize sabırlı, güler yüzlü olalım.

    Erciyes gibi başı dik, toprak gibi mütevazı duruş bize yakışmaz mı?

    Bayramlar, birliğimizin harcıdır; sevgiyle, saygıyla ve adaletle yoğuralım. Oruçlarınızın, sadakalarınızın, kabul olmasını diliyorum. Şehrimizin, ülkemizin ve tüm İslam aleminin bayramı mübarek olsun.

    Bayram, gönüllere taht kurma vakti olsun.

Kar360.com Kayseri-Trkiye ve Dnya gndemini takip edebileceiniz, nteraktif bir haber sitesidir. Yazlm ve Tasarm hizmeti www.tahamedya.com tarafndan yaplmtr.