.png)
Şiirin mahiyetinde gizli bütün inceliklerini adında, varlığında ve ruhunda taşıyan, Anadolu’nun en güzel ve en duygu dolu şehirlerinden biri ve en başta geleni olan Denizli’de şiirin bahar rüzgârı ile gönüller sermest oldu.
Her zaman şiirle, şiir etkinlikleriyle iç içe olan, yüreklere şiir ruhu veren bütün duygularla lebalep dolu olan Denizli büyük bir şiir organizasyonuna, 2. Uluslararası Denizli Şiir Günleri’ne ev sahipli yaptı.
Pen Türkiye Merkezi tarafından her yıl 21 Mart Dünya Şiir Günü kapsamında verilen ödül, bu yıl, 2026 yılında "umudun belleği" olarak nitelendirilen Hidayet Karakuş'a verildi. Ödül, şiir gününün Ramazan Bayramı’na denk gelmesi nedeniyle, 27 Mart 2026 tarihinde Denizli Şiir Otel’de ve Abalıoğlu Vakfı’nda 2.si düzenlenen Uluslararası Denizli Şiir Günleri kapsamında takdim edildi.
Pen Türkiye Merkezi tarafından yapılan açıklamada “Türkçenin usta kalemi Hidayet Karakuş’un şiir, roman, çocuk kitapları, zengin, renkli, sorunlara ve gününe duyarlı bir birikim oluşturuyor. Yaşadığı toplumsal acılara karşın her zaman ‘umudun belleği’ olmayı sürdüren Karakuş, iyiliğin, güzelliğin, doğruluğun izindeki edebiyat anlayışından bugüne değin hiç ödün vermemeyi bildi. Türkçeye olan özeni ve titizliğiyle de öne çıkan Karakuş roman, şiir ve çocuk edebiyatı dalında sayısız ödül aldı.
Hidayet Karakuş’a daha nice uzun yıllar, yeni yapıtlar dileyerek 80 yıllık yaşamından süzdüğü şiir toplamını, şair emeğini 2026 PEN Şiir Ödülüyle kutluyoruz.” denildi.
27-28 Mart tarihlerinde, Pamukkale Filarmoni Derneği, Türkiye PEN Merkezi bileşenlerince düzenlenen 2. Uluslararası Denizli Şiir Günleri’ne Denizli Şiir Butik Otel ve Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ev sahipliğinde Pamukkale Şiir Topluluğu ve Denizli Kent Konseyi Kent Şairleri’nin katkılarıyla şiir yüklü bir programla gerçekleştirildi.
2026 Pen Türkiye Ödül törenine şair Hidayet Karakuş’un yanı sıra Macaristan’dan Balazs Szollossy, Gürcistan’dan David Magradze (Gürcü Millî Marşı’nın yazarı ve eski Kültür Bakanı) onur konuğu olarak programda yer alırken Türkiye’den Halim Yazıcı (Denizli Şiir Günleri Direktörü), Can Sinanoğlu, Cengiz Hakkı Zariç, Fahrettin Koyuncu, Hakan Unutmaz, Hasan Erkul, Havva Ergür, İsmail Torun, Elçin Sevgi Suçin, Şerif Kutludağ, Tülin Dursun İşleker ve Yaşar Oğuz Ergün davetliydiler.
.png)
Pen Türkiye Başkan yardımcısı Cengiz Hakkı Zariç tarafından "Toplumcu Şiirin Lirik Sesi: Hidayet KARAKUŞ'ta Etik ve Estetik Ögeler." adlı sunum gerçekleştirildi, ardından Şair Karakuş’a ödülü Cengiz Hakkı Zariç tarafından takdim edildi.
Ödülü alan Karakuş, daha önce kaleme almış olduğu şiir bildirisini şiir severlere sundu. Konuşmasına “Her insanın bir şiiri vardır. Günümüzün yabanıl ortamında şiirin kaybolduğunu görüyorum. 'Yaşamın hiçbir zerresi yoktur ki içinde şiir bulunmasın' diyor Gustav Flaubert. Öyleyse kendi şiirimizi bulmak için yaşamalıyız. Şiirin tanımını yapmayacağım. Her şairin tanımı başkadır. Şiir okumayan insanın kendini tanıması olanaksızdır.” diyerek başlayan Karakuş, gençlere bazen 'Sevgilin var mı' diye sorduğunu, çoğunun bu soruya içtenlikle 'Var' diye cevapladığını ama 'Peki sevgiliniz size şiir okuyor mu?' diye sorduğunda bu kez çoğunlukla 'Hayır' diye cevapladıklarını üzüntü ve şaşkınlıkla karşıladığını belirtiyor ve “Şaşıyorum. Aşk yaşıyorlar ama şiir yok yaşamlarında. 'Şiirsiz aşk olmaz, aşksız şiir' diyorum.” diye onlara karşılık verdiğini belirtti
Bütün bu çoraklığın nedeninin “eğitim dizgemizdeki sıkıntılı edebiyat dersleri, kitap okumayan, şiir okumayan öğretmenler” olduğunu üzülerek ifade ettikten sonra “Eğitim izlenceleri şiire geçit vermiyor. Ders kitaplarına göstermelik konulan şiirler, eski olsun yeni olsun çocuğun yaşamına seslenmiyor. Yetkililer de biliyor bunu. Ne ki yine de kötü şiirleri dayatıyorlar çocuklara. Çünkü onlar da şiir okumuyor.” dedi.
Pen 2026 Şiir Ödülü sahibi Hidayet Karakuş konuşmasına “Bir toplum ki şiir gömüsünün üstünde yaşıyor ama eğilip bir küçük şiir okumayı düşünmüyor. Şiir okuyan bir toplum olsaydık kadın cinayetleri, yolsuzluklar, hırsızlıklar, ülkeyi soyan arsızlıklar, vicdansızlıklar olmayacaktı. Çünkü bir düşünür 'Şiir okuyan cinayet işleyemez' diyor. Şiirin bir dizesi ile günümüzün değiştiğini bilmezsek kör karanlığımızda mutsuzluğumuzun nedenini de çözemeyiz.” şeklinde sürdürdü ve şiirin toplum üzerindeki etkili gücüne değindi. Daha sonra “Şiir gerçekle hesaplaşmadır. Bu hesabı kapatmaya hiç kimsenin şiir kadar gücü yetmez. Şiir, bir gün, gün ışığı gibi dünyayı sarıp sarmalayacaktır. Dünyayı kana bulayan sömürgeci batının politikacılarıyla onun işbirlikçileri barışın değerini bilemezler. Şiir barış demektir. Barışın anahtarı şiirdedir. Şiir okuyan devlet adamları onurlu barıştan başka bir şey düşünmezler. Onları daha öğrenciyken şiirle yoğurmalı öğretmenler. Bir gün olacaktır bu. O günü inatla yaratmaya çalışmak görevimiz olmalıdır. O günü de şiir okuyan, şiiri sevdiren öğretmenlerle şairler yaratacaktır." diyerek eğitim öğretim bileşenlerinin şiire daha fazla önem vermelerinin sağlıklı bir toplumun inşası için olmazsa olmazlarımızdan bir mesele olduğunun altını çizdi.
Programda, ebediyete intikal eden Denizlili şairler Arif ALTUNTAŞ, Cengiz BEKTAŞ, Hasan ÇAMLI, Tarık Barbaros PİLEVNE anıldı, onların şiirleri seslendirildi.
Şiir Otel’deki etkinlikte, programla ilgili plaket takdimlerinden sonra Pamukkale Üniversitesi Şiir Topluluğu öğrencilerinin "Her Aşk Yeni Bir Gök Yaratır" adlı şiir/tiyatro sunumları her türlü takdire değerdi. Onlara ufuk olan “şiir anne” Havva Ergür Hocamızı ve öğrencilerini yürekten kutlarım. Daha sonra konuk olarak çağrılan şairler şiirlerini okudular, kitaplarını imzaladılar.
***
28 Mart Cumartesi günkü program Cafer sadık Abalıoğlu Kültür ve Sanat Vakfı’nda gerçekleştirildi. Buradaki program tastamam sanat ağırlıklı ve bana göre samimiyeti daha yüksekti.
Pamukkale Filarmoni Derneği Genel Sekreteri Murat Erdem’in “Charles Baudelaire ve Bach” adlı sunumunu, Pamukkale Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları öğretim üyesi Derya KIRAÇ SABZEHZAR Hocanın Viyolonsel resitali ile devam etti.
“Bir Dünya Şiir / Gürcü & Macar Şiirinden Barış Şiirleri” bölümünde ise Macar Şair Balazs SZOLLOSSY ve Gürcü şair David MAGRADZE ile kısa bir söyleşi gerçekleştirildi. Gürcü şairin konuşmaları tercüme edilirken Macar şair konuşmasını Türkçe yaptı. Program arasında Türkçeyi nerede öğrendiğini kendilerine sorduğumda Türkoloji mezunu olduğu belirtti. Ayrıca, hâlen Macaristan İstanbul Kültür Ataşesi olarak görev yapmakta olduğunu öğrendim.
Program şairlerin şiir sunumlarıyla devam etti. Şair Hidayet Karakuş, Amerika’nın, Irak’ın Felluce kentine düzenlediği saldırılarda yaşanan sivil can kayıpları için 2004 yılında yazdığı “Felluceli Çocuk” adlı şiirini seslendirdi. Karakuş, şiirini okurken hem duygulandı hem dinleyenleri de duygulu anlar yaşattı.
Programdan sonra Hidayet Karakuş’a bunun aynı zamanda İsrail ve ABD tarafından düzenlenen İran saldırısında vefat eden 167 kız çocukları için olduğunu söylediğimde “Hepsi için, hepsi için.” diyerek zulme maruz kalanların sesi olduğunu söylerken içten duyguları Hidayet Hoca’nın sesine yansıyordu.
Ayrıca Cengiz Hakkı ZARİÇ, Elçin Sevgi Suçin, Fahrettin Koyuncu, Hakan Unutmaz, Hasan Erkul, Havva Ergür, Denizlili Ozan Nihat’ın çırağı Ozan İsmail Torun ve Şerif Kutludağ okuduğu şiirlerle dinleyenleri duygu ve düşünce dünyasında seyahate çıkardı.
Her iki mekandaki programın sunumunu yapan Denizlili yazar Aylin Müftüler yaptı.
Denizli hem şiirin hem doğanın baharı olmak üzere çifte baharı yaşıyor ve yaşadı. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, şairlerimize şiir yolunda nice başarılı eserler diliyorum.














