|   | 
  • Sabahattin Sürmen

    Türkiye Romanya Kilidini Zor Açtı; Dünya Kupası’na Son 90

    Bugünkü 30 yaş altı gençlerin pek çoğu A Milli Futbol Takımı’mızın en son katıldığı Dünya Kupası Finalleri’ni oynandığında ya doğmamıştı ya da 3-4 yaşında bebekti.

    Milli Takım’daki futbolcularımızdan Arda Güler, Kenan Yıldız ve Deniz Gül henüz doğmamıştı bile. Ferdi Kadıoğlu yeni doğmuştu, Hakan Çalhanoğlu okula yeni başlamıştı.

    İşte öylesine uzun bir süredir, tam 24 yıldır hasret çektiğimiz bir özlemdi: 2026 Dünya Kupası Finalleri!

    Avrupa Şampiyonası’ndan elendiğinden beri bu özlem daha da şiddetlenmişti.

    Türkiye’ye Romanya’yı parlayan yıldızlarının dokunuşuyla zor geçti.

    Telafisi olmayan 90 dakikanın maç öncesinde Montella’nın tuhaf kadro tercihleri dikkat çekti.  Takımlarında oynamayan, süre alamayan oyuncuları tercihi tartışmaları alevlendirdi.

    Geldiğinden beri muhteşem jenerasyona sahip olan Türk Futbolunun en parlak yıldızlarıyla gelebileceği sadece ilk hedefe gidebildi. Halbuki çıkılabilecek çok basamak vardı.

    Sinyor Montella ilkinden yukarı çıkaramadı.   

    Beşiktaş’ın Dolmabahçe’de coşkulu taraftarı ağırladığı maça ev sahibi olmanın efeliğiyle sert bir baskıyla başladık.

    Oyunu hemen Romanya yarı sahasına yıkıp sürekli ön alan baskısı uyguladık. Oyun kurgusu olmayan bir baskı vardı. Gol bir türlü gelmiyordu.

    80’lik kurt Teknik Direktör Mircea Lucescu Türk Futbolunu Montella’dan daha iyi tanıyordu. Tedbirlerini ona göre almıştı. Körük gibi açılan kapanan ve bütün takımıyla savunma yapıyor özellikle kanatlarımıza boş alan bırakmıyordu.

    Adeta Çanakkale Geçilmez’i oynuyorlardı.

    Hal böyle olunca Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler ve Kenan Yıldız’ın ince ve hayranlık oluşturan organizasyonları bir türlü sonuca ulaşmadı.

    Öne çektiği takımımızın bıraktığı boş alanlara hızlı adamları ve çabuk paslarıyla nefesimizi kesmeye çalışıyor, sahayı her milimine kadar dolduruyorlardı. Bizim Çocuklar sürekli koşuyor, onlar seyrediyordu.

    Ön alan baskısına cevap veremeyen Romanya kaleci Radu’nun degajıyla çıkmaya çalışıyordu. O kadar bastırıyorduk ki kap kara bulutlar gibi Romanya’nın üzerine çöktük ama bir türlü yağmur yağmadı. Sadece bir kez damla bıraktı.

    Mircea Lucescu’nun o her zaman ki sakin ve kendinden emin duruşu ve tavırları sinir bozucuydu ama ilk yarıda skoru bozacak oyun ortaya koyamadılar.

    Sabit, nokta bir santraforumuzun olmaması çok sıkıntı oluşturuyor. En önde sürekli koşan, Kerem Aktüroğlu ve Barış Alper Yılmaz Lucescu’nun 2 kişilik kelepçesiyle katkı sağlayamadılar. Kısa forvetlerimize sağdan soldan orta yapmamanın dezavantajını yaşadık.

    İspanya’da 68 metreden gol atan Arda Güler bulduğumuz en net pozisyonda topu 18 metreden filelere gönderemedi.

    Kaleyi bulan tek şutumuzla ilk yarıyı gol atamadan Romanya kilidini açamadan tamamladık.

    İkinci yarı kilidi Arda Güler açtı dersem golü Ferdi Kadıoğlu attı  demeyin. Çünkü Arda Güler savunmanın solundan gelip Romanya defansının ortasındaki üç adamın arasındaki Ferdi Kadıoğlu’nu topla muhteşem buluşturdu. Ferdi harika kontrolü İngiliz usulü santrafor dokunuşuyla topu filelere gönderdi.

    Gol sonrası ilk kez Lucescu’yu gergin gördüm. Üst üste oyuncu değişikliği yaptı. Hatta Hagi’yi bile oyundan aldı.

    Montella çok etkisiz kalan ve sağ kanadı işlevsiz hale getiren Barış Alper Yılmaz’ı 75. dakikada ev sahibi Orkun Kökçü ile değiştirdi. Sistem olarak yıldızların dokunuşunun haricinde Romanya’yı durdurmak için İrfan Can Kahveci ve Ozan Kabak’ı Arda Güler ve Hakan Çalhanoğlu ile değiştirerek yaptık.

    Romanya’nın ceza sahamızda top dolaştırıp attığı şut direkten geri döndüğünde millet olarak donup kalmaktan başka bir şey yapamadık.

    Parlayan yıldızlarımız böyle istedi. Romanya yıldızlarımızın parlamasına engel olamayınca Play-off finaline yükseldik.

    Ferdi Kadıoğlu Romanya’nın sol tarafını felç etti. Kenan Yıldız önünde kendisini engellemekle görevlendirilen 3 adamın başını döndürdü. Arda Güler ve Hakan Çalhanoğlu topu Romenlere göstermedi. İsmail Yüksek Romen ataklarını kasap gibi doğradı.

    Yağmur yağmadı ama tek damla yetti.

    Salı günü Slovakya-Kosova maçının galibiyle  karşılaşacağız. Amerika-Kanada ve Meksika öncesi son 90 dakikayı deplasmanda oynayacağız.

    Bu saatten sonra bize her yer Türkiye, her yer İstanbul, her yer Trabzon…

    Umarım o maça Merih Demiral yetişir.   

Kar360.com Kayseri-Trkiye ve Dnya gndemini takip edebileceiniz, nteraktif bir haber sitesidir. Yazlm ve Tasarm hizmeti www.tahamedya.com tarafndan yaplmtr.