|   | 
  • 31 Mart'ı milli irade bayramı haline getireceğiz!


    31 Mart'ı milli irade bayramı haline getireceğiz!
    Atatürk Havalimanında düzenlenen Yeniden Büyük İstanbul Mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İnşallah sizlerle birlikte ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart'ı milli irade bayramı haline getireceğiz. Büyükşehir ile ilçeleriyle İstanbul'un belediyecilik hizmetlerinde yeni bir dönemin kapılarını beraberce açacağız. İstanbul'un 5 yıllık fethet devrilen son vererek şehrimizde eser ve hizmet siyasetini inşallah tekrar başlatacağız" dedi.

    AK Parti tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Büyük İstanbul Mitingine vatandaşların ilgisi yoğun oldu. Vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren miting alanına toplanmaya başlarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan miting alanına eşi Emine Erdoğan'la birlikte helikopterle geldi. Mitinge AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ile 39 ilçe belediye başkan adayı da katıldı. Yeniden Refah Partisi'nden istifa ederek AK Parti'ye katılan Milletvekili Suat Pamukçu'ya rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüde Cengiz Kurtoğlu ile birlikte 'Duyanlara Duymayanlara' şarkısını söyledi.
     
    “BU ŞEHRİ CHP ZULMÜNDEN 31 MART'TA KURTARMAMIZ GEREKİYOR"
    Mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul'un fethi için 8 asır boyunca milletlerin Fatihlerin, kumandanların rüyasına giren şehir. Ama bu şehri CHP zulmünden 31 Mart'ta kurtarmamız gerekiyor. Buna var mıyız? Ana kademe var mıyız? Hanım kardeşlerim var mıyız? Öyleyse bir hafta, durmayacağız gece gündüz demeden, çok çalışacağız. Anadolu'da gittiğim her yerde söylüyorum. İstanbul'daki hemşerilerimizi lütfen arayın. Telefonlarınız dinmesin. Arayın ve inşallah 1 Nisan'da İstanbul yeniden sahiplerine kavuşsun. Bu İstanbul ki, mihmandarı, nebevi, Eyüp Sultan hazretlerinin uğrunda surları dibinde son nefesini verdiği yerdir. Bu İstanbul ki, Osmangazi'nin evlatlarına İstanbul'u aç gülzar yap diye vasiyette bulunduğu Kızılelma'dır. Bu İstanbul ki, Fatih Sultan Mehmet Han'ı 21 yaşında Fatih olarak dünyanın gördüğü en büyük hakanlardan biri yapmıştır. Bu İstanbul ki asırlar boyunca kendi vatandaşlarına yurt, mazlumlara umut, mağdurlara gönül köprüsü olan anne şehirdir. Bu İstanbul ki Roma'dan Bizans'a Osmanlı'dan Cumhuriyet'e adeta gergef gibi işlenerek sanat eserine dönüştürülmüş bir hazinedir. Bu İstanbul ki şairlerin bir taşına dünyaları değişmediği, sadece bir semtini sevmeye ömrünün yetmeyeceğinden korktuğu şehirdir. Bu İstanbul ki, ressamların, asırlardır çizdikleri, seyyahların asırlardır gezdikleri halde, her defasında yeni güzelliklerini keşfettikleri şehirdir. Bu kardeşinizin de doğduğu, büyüdüğü, her nefesini hamd ederek içine çektiği her karışına aşkla bağlı olduğu İstanbul maşallah bugün bir başka güzel. Bugün burada coşkun akan ırmak misali, yatağına sığmayan bir İstanbul görüyorum" dedi.
     
    “31 MART'I MİLLİ İRADE BAYRAMI HALİNE GETİRECEĞİZ"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul'un kadirşinaslığının örneği olan bu desteğinden memnun kaldık. Ama gönlümüz aramızdaki muhabbetin seyrine uygun şekilde daha yüksek oranlardan yana. İnşallah 31 Mart'ta İstanbul'u muradına kavuşturarak bu hedefimize de ulaşacağız. Ne yapacağız? Sağlam aday sağlam adam Murat Kurum'la, İstanbul'da yeni bir dönemi başlatacağız. Tabii bunun için bir hafta. Çok çalışacağız. Biz de sözün bittiği yerde, altyapısıyla üst yapısıyla insana dair tüm unsurlarıyla sana hizmete talibiz. Öyleyse soruyorum sizlere, 31 Mart'ta Türkiye yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar; ana kademe kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar var mıyız? Gençler var mıyız? İstanbul'la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? İşte, benim sevdam İstanbul budur. İşte benim son nefesime kadar, ömrümü vakfettiğim İstanbul budur. Aşkım İstanbul budur. Sevdam İstanbul budur. İnşallah sizlerle birlikte ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart'ı milli irade bayramı haline getireceğiz. Büyükşehir ile ilçeleriyle İstanbul'un belediyecilik hizmetlerinde yeni bir dönemin kapılarını beraberce açacağız. İstanbul'un 5 yıllık fethet devrilen son vererek şehrimizde eser ve hizmet siyasetini inşallah tekrar başlatacağız. 31 Mart seçimlerinin aziz İstanbul'la birlikte tüm vilayetlerimiz, tüm vatandaşlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.
    “İSTANBUL'DAKİ MEVCUT METROLARIN TAMAMI BİZE AİTTİR"
     
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir haftayı çok iyi geçirmemiz lazım. Durmak yok, yola devam. Sevgili İstanbullular, bu kardeşinizi İstanbul'a belediye başkanı yaptığınız zaman İstanbul'un hali neydi? Çöp, çukur, çamur. CHP demek bu. Ekrem denilen arkadaş burada göreve başladıktan sonra ne değişti? Yine çöp, çukur, yarı zamanlı mesaide bunu yaptı. Şimdi de bakıyorsunuz israftan bahsediyor, ya israf sende. Sen her şeyi israf olarak zaten yaptın. Ve akıllı belediyecilik diyor, nerede akıllı belediyecilik? Akılsız belediyecilik, şu İstanbul'da neler çekmedik yahu? Neler? Şimdi bütün bu dönüşümü, devranı Allah'ın izniyle değişmeye var mıyız? Şu bir hafta gece gündüz demeden çalışıyor muyuz? Kardeşlerim ana kademe durmuyoruz. Yakın markajla çalışacağız. Çok koşacağız. Çok çalışacağız ve yeniden İstanbul muradını gerçekleştireceğiz. İstanbul öyle bir şehirdir ki buraya sahip olunamaz. Şu Haliç neydi? Rezillik. Orayı bütün o çamur deryasından bu kardeşiniz ekibiyle kurtardı. Ve oradan 9.5 kilometre Alibeyköy'deki taş ocağına o çamuru, o pisliği biz aktardık. Ve şimdi orada oyun parkları var. Buraya ancak hizmet ederek layık olunmaya çalışılır. Şimdi Haliç'te balık tutuluyor, Haliç'te yüzülüyor. Bu durup dururken olmadı. Kardeşinizle oldu. Oradan beni başbakanlığa gönderdiniz. Oradan Cumhurbaşkanlığına gönderdiniz. Ve bu kardeşiniz de sizlere hakim olmaya değil, hizmetkar olmaya geldi. Kendini İstanbul'un sahibi zanneden; ne bu şehri, ne bu şehrin insanlarını hiç anlamamış olanlarla bir yere varılmaz. Hamdolsun biz belediye başkanlığımızla, başbakanlığımızla, cumhurbaşkanlığımızdan 30 yıldır bu şehrin emrindeyiz. İstanbullu kardeşlerimizin hizmetkarıyız. Yarım asrı bulan siyasi hayatımızda bu şehri düşünmediğimiz, onun için ne yapabileceğimizin sancısını çekmediğimiz tek bir günümüz yoktur. Bu sayede ulaşımıyla, suyuyla, Haliç'iyle yeşil alanlarıyla, çevresiyle, temizliğiyle, konutuyla İstanbul'u yeni bir lige çıkardık. Ya sıkılmadan utanmadan metro yaptım diyor. İstanbul'daki mevcut metroların tamamı bize aittir bize. Bunları biz yaptık. Bizden sonra gelen arkadaşlarımızla aynı vizyonla, heyecanla eser ve hizmet siyasetini sürdürdü. Bizden devraldıkları hizmet bayrağını düzeltmek için çalışan belediye başkanı arkadaşlarımın tamamını şükranla anıyor, 3 yıl önce ebediyete intihal eden merhum Kadir Topbaş abimize Allah'tan rahmet diliyorum. Yine bu vesileyle geçen ay elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz kadın kolları il başkan yardımcımız Fatma Sevim Baltacı kardeşimi burada rahmetle yad ediyorum" şeklinde konuştu.
     
     
    “İSTANBUL'UN TEMEL SORUNU, İMKAN VE KAYNAK KITLIĞI DEĞİL, VİZYON VE BECERİ EKSİKLİĞİDİR"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bu emeklerinin ardından İstanbul son 5 senedir, yeniden 1989-1994 dönemine dönme emareleri göstermeye başladı. Eser ve hizmet namına zaten ortada elle tutulur, hiçbir eser yok. Üzerinde emekleri olmayan işleri sahiplenme cinliklerini bir kenara bırakırsak geriye koskoca kayıp 5 yıl kalıyor. Eskilerin deyimiyle ıslığı dağı tutup güttüğü bir keçi olanların elinde İstanbul adeta eziyet çekti. Gerçi İstanbul'a bir şey yapmak için, önce hep kafanızın, hem kalbinizin hem mesainizin tamamını bu şehre vermeniz gerekiyor. Yarısı kayakta, yarısı tatilde, yarısı seçim kampanyalarında genel başkanını devirmek için geçen bir dönemden geriye elbette bir şey kalmaz, kalmıyor. İstanbul'un temel sorunu, imkan ve kaynak kıtlığı değil, vizyon ve beceri eksikliğidir. Bununla yüzleşmek yerine kabahatlerini örtmek için, bir de engelleniyoruz yalanına sarılıyor. Bunların hepsi belgelidir. Engellenme diye bir şey yok. Tüm belediyeler ne alıyorsa, İstanbul fazlasıyla bunu almıştır. Halbuki Barış Manço'nun dediği gibi usta terzi dar kumaştan, bol gömlek diker. Biliyorsunuz değil mi. Son 5 yılda 5 katına çıkartılan belediye borçlarıyla gelen kaynak, şahsi ihtiraslara hizmet edecek işlere harcanırsa elbette oradan eser çıkmaz. Yaşanan diğer rezillikler bakımından da bu şehir 30 yıl geriye gitti. İşte sizler de görüyorsunuz. Balya balya, bavul bavul paralar bir yerlerden geliyor. Bir yerlere gidiyor. Hatırlamıyorum, unuttum diyerek şu ana kadar kimse bu görüntülerin makul, mantıklı, tutarlı bir izahını yapamadı. Partiye bina alınmasından, vergi kaçırmaya pek çok şey söylendi. Ama hala mahşeri vicdanı tatmin eden bir açıklama duyamadık. Tam tersine her konuşanla, iş biraz daha karmaşık hale geliyor. Çirkinleşiyor, biraz daha dal budak salıyor. Tüm bu rezilliklerle siyaset kirlendi. Namuslarına emanet edilen oyları kirlettiler. Şehri İstanbul'u kirlettiler. İstanbul'u bunların eline bırakmamak hem bu şehre, hem bu şehirde yaşayanlara inanın vicdan borcumuzdur. Kardeşlerim bakınız bugün İstanbul bir yol ayrımında bulunuyor. Bir tarafta sadece ben diyenler var. Diğer tarafta sadece İstanbul diyenler var. İşte sadece İstanbul diyenler olarak bu işi hafta sonunda hallediyor muyuz? İstanbul'u nimet olarak görenlere gereken dersi 31 Mart günü veriyor muyuz? İstanbul'a hizmet için gereken adımı haftaya bugün atıyor muyuz?" ifadelerini kullandı.
     
     
    “31 MART'TA BU DÜĞÜMÜ ÇÖZECEK VE İSTANBUL'UN TÜRKİYE'YE YÜZ YILI YÜRÜYÜŞÜNÜ BİZ BAŞLATACAĞIZ"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim bunun için bir hafta çok çalışacağız. Çok gayret edeceğiz ve adımı da inşallah en güzel şekliyle atıp 1 Nisan'dan itibaren yeniden İstanbul diyerek yola devam edeceğiz. Bu bir haftayı, inanıyorum ki sizler büyük bir gayretle sürdüreceksiniz. Ana kademe, gençler, kadın kolları. Bu adımı atmaya var mıyız? Bir tarafta yaklaşan deprem tehlikesini umursamayanlar var. Diğer tarafta İstanbul'u depreme hazırlamak için programı projesi hazır olanlar var. Bir taraftan şehrin trafiğini rahatlatmak için kılını kımıldatmayanlar var. Diğer tarafta metrosundan tüneline tüm ulaşım projelerini seferber edenler var. Allah'ın izniyle 31 Mart'ta bu düğümü çözecek ve İstanbul'un Türkiye yüzyılı yürüyüşünü biz başlatacağız. Bunun için sizlerden söz istiyorum, ev ev, dükkan dükkan, sokak sokak, ilçe ilçe, İstanbul'u düğüne, şölene, toya hazırlar gibi, 31 Mart'a hazırlamaya söz veriyor musunuz? Erkeği ve kadınıyla genci ve yaşlısıyla çalışanı ve işvereniyle ülkemizin neresinden gelirse gelsin geleceğini bu şehirde kuran her bir ferdiyle İstanbul'a sahip çıkmaya söz veriyor musunuz? Seçim günü hem sandığa gitmeye, hem sandığı namusumuz gibi korumaya söz veriyor musunuz? İstanbul merttir sözünü tutar. Hamdolsun bugüne kadar ne biz İstanbul'a ne de İstanbul bize mahcup oldu. Biz muhalefet gibi yanlışı, kusuru, kabahati millette arayanlardan değiliz. Biz eksiğini ve hatasını asla inkar etmeyen milletimize kulak veriyoruz. Sizden gelen geri dönüşlere göre kendimizi sürekli yeniliyor, ufkumuzu genişletiyoruz. Bugün de, hem İstanbul'da hem tüm Türkiye sathında bizden daha dinamik, bizden daha enerjik, bizden daha vizyon sahibi bir kadro göremezsiniz. Varsın onlar karınlarında 40 tilki dolaştırıp, kırkını da kuyruğunu birbirine değdirmeyecek ihtiraslar ve cinlikler peşinde koşsunlar. Biz, hasbi ve harbi duruşumuzla tevazuumuzla, hüsnüniyetimizle daima milletimizin emrinde hizmetinde, huzurunda olacağız" diye konuştu.
     
    “DİĞER GENEL BAŞKANLAR EVLERİNDE, OFİSLERİNDE YATARKEN BEN 25 VİLAYETE GİTTİM"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin bizatihi kendisi bizim referansımızdır. Ben sizlere inanıyorum. Sizlerin de bize inandığınızı biliyorum. İstanbul'la birlikte diğer 80 vilayetimize kazandırdığımız eserler, bizim referansımızdır. Hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar, bizim referansımızdır. Demokrasimizi, vesayetin sultasından kurtarmak bizim referansımızdır. Milli iradenin önündeki engelleri kaldırarak, ülkemizde hakim kılmamız bizim referansımız. Dünyadaki tüm mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye gerçeği bizim referansımızdır. Girdiğimiz 17 seçimin hepsinden zaferle çıkmamız da aynı şekilde bu referanslarımıza borçluyuz. Her seçim öncesinde insanımızı korkutmak için bizimle ilgili ortaya bir sürü yalan ve iftira attılar. Ama bir kez olsun haklı çıkmadılar. Ama hiçbir zaman akıllanmadılar. Kendilerini düzeltmediler. Onlar ne derse desin, biz asla istismar siyaseti yapmadık. Kimlik siyaseti gütmedik. Kimsenin meşrebiyle, kökeniyle, hayat tarzıyla ilgilenmedik. Sandıkta, hangi partiye oy verdiğine bakmadık. Bunun çetelesini tutmadık. Ayrımcılığın her çeşidini elimizin tersiyle ittik. Belediyelerimizin ve kamu kurumlarının kapılarını Türkiye'ye vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkese açık tuttuk. Siyasi rekabetin, siyasi husumete dönüştürülerek insanlarımız arasında bir fitne unsuru haline getirilmesine müsaade etmedik. Hele hele kazanma değil, sadece kaybettirme şantajıyla siyaset yapma fırsatçılığına hiç dönüp bakmadık. Şunu açık ve net ifade etmek isterim. Biz 1994'te bu şehrin emanetini devralırken neredeysek 2002'de Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu üstlenirken hangi gayeyle hareket ediyorsak, bugün de aynı prensiplere bağlıyız. Tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla, güzellikleriyle Türkiye'yi kucaklayan bir anlayışla, 85 milyona aşkla hizmet ediyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ülkemizin adeta bir özeti bir modeli olan İstanbul tüm bu yaklaşımlarımızın ve onlara dayanan icraatlarımızın en yakın şahididir. Tabii bizim İstanbul'da da referanslarımız var. Biliyorsunuz her seçim kampanyasında olduğu gibi 31 Mart sürecinde de gittiğimiz her şehrimizdeki miting konuşmamızı oraya yaptığımız yatırımları özetleyerek bitiriyoruz. Şu anda diğer genel başkanlar evlerinde, ofislerinde yatarken ben 25 vilayete gittim. Çalışacağız, koşacağız ve İstanbul olunca konu, bu yatırım listesi öylesine uzun, öylesine ayrıntılı, öylesine ışıltılı ki tek tek anlatmaya kalksak günler yetmez" dedi.
     
     
    “178 ADET SAĞLIK TESİSİNİ ŞEHRİMİZE VE DÜNYAYA KAZANDIRDIK"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda karşımda 650 bin kişi var. Biz bu meydanda bir buçuk milyona alıştık. Bu gün ise 650 bin kişi. Ama durmuyoruz. Ve sadece birkaç ana başlıkla İstanbul yatırımlarımızı sizlere hatırlatmak istiyorum. Kardeşlerim, geçtiğimiz 21 yılda İstanbul'a 1 trilyon 650 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Böyle bir yatırımı kimse yapmadı. Ama biz yaptık. Her bakanlığımızın, kendi sorumluluk alanındaki projeleriyle bu dünya şehrini konumuna ve iddiasına uygun altyapılara, üstyapılara kavuşturduk. Dedim ya, biz göreve geldiğimizde İstanbul çöp, çukur, çamur deryasıydı. İstanbul'u bunlardan biz kurtardık. Ama bizden sonra bu Ekrem göreve geldi. Ortalık rezalet. Yine aynı durum, yine çöp, yine çukur, yine çamur. Geçen dönem hariç büyükşehir belediyesi ve aynı vizyona sahip ilçe belediyelerinde bu yatırım seferberliğine katkı verdi, destek verdi. Eğitim; okullarıyla, üniversiteleriyle, yurtlarıyla, pek çok alternatif müessesesiyle, İstanbul'un tarihi ilim, irfan merkezi konumunu güçlendirdik. Sağlıkta 18 bin 417 yatak kapasiteli hastaneleriyle birlikte, 178 adet sağlık tesisini şehrimize ve dünyaya kazandırdık. İstanbul artık ülkemiz yanında, dünya sağlık turizminin en önde gelen merkezlerinden biri haline geldi. Bir kısmını Covid-19 salgını döneminde faaliyete geçirdiğimiz modern ve yüksek kapasiteli hastaneler sayesinde küresel sağlık krizinin en az sıkıntıyla atlatmayı başardık. Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla 228 bin konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 23 bin 866 konutun yapımına devam edeceğiz. İstanbul'da ki 7.5 milyon bağımsız bölümün 1.5 milyonu riskli olarak kabul ediliyor. Bunlardan 650 binin de acilen dönüştürülmesi gerekiyor. Tek başına bu rakamlar bile karşımızdaki tehlikenin büyüklüğünü anlatmaya yeterlidir. Bunun için önümüzdeki dönemde İstanbul'un önceliklerinin en başına deprem hazırlığı olduğunu görüyoruz. Hükümet olarak zaten bunu yapıyoruz. Büyükşehir belediyesinde de Murat kardeşimizle birlikte aynı anlayışın yönetime gelmesiyle inşallah işin eksik kalan ayağı da tamamlanacaktır" dedi.
     
    “OTOYOLLAR VE BAĞLANTI YOLLARINDAKİ DEPREM GÜÇLENDİRMELERİNİ 2026 YILINDA TAMAMLIYORUZ"
    Erdoğan, “Ulaştırmada, İstanbul'da 350 kilometreden devraldığımız, bölünmüş yol mesafesini 794 kilometreye çıkardık. İstanbul-Bursa-İzmir otoyoluyla, İstanbul-İzmir yolculuğunu 3.5 saate ve Bursa'yı bir saate düşürdük. Kuzey Marmara Otoyolu'yla, Avrupa yakasından Anadolu Yakası'na transit geçişi sağladık. Kuzey Marmara'nın eksik kalan kısımlarını etap etap tamamlayarak hizmete veriyoruz. Bu çerçevede Silivri geçişi viyadüğünü önümüzdeki ay trafiğe açıyoruz. Otoyollar ve bağlantı yollarındaki deprem güçlendirmelerini 2026 yılında tamamlıyoruz. Büyük İstanbul Tüneli projemizin ihale hazırlıkları sürüyor. Günde 6.5 milyon vatandaşımızın kullanacağı, 11 farklı raylı sistem hattının birbirine bağlayacak bu tünel İstanbul'un ulaşımında ciddi rahatlama sağlayacaktır. Marmaray'ı yapan kim? Avrasya'yı yapan kim? Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yapan kim? Biz yaparız. İstanbul'a 1994 yılında belediye başkanı olduğumuzda sadece 17 kilometre hafif raylı sistem vardı. Metro ise hiç yoktu" ifadelerini kullandı.
    “İSTANBUL GENELİNDE 80 KİLOMETREYE YAKIN RAYLI SİSTEM HATTI İNŞAATI DEVAM EDİYOR"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimize, iktidarlarımız ve AK Parti belediyeciliği dönemlerinde 230 kilometre hafif raylı sistem ve metro hattı kazandırdık. Amacımız İstanbul için hazırladığımız bin 100 kilometrelik raylı sistem projelerinin tamamını hayata geçirmektir. 2019 seçimleri yapıldığında yaklaşık 135 kilometre raylı sistem hattının inşaatını da başlamıştı. Bunlardan bazılarında yüzde 95'leri bulan fiziki ilerlemede kaydetmiştik. Seçimlerden sonraki büyükşehir yönetimi planlamasını yaptığımız bin 100 kilometrelik raylı sistem projelerinden tek bir tanesinin dahi inşasına başlanmadı. Metro için yeni bir çivi dahi çakmayanlar, inşaat safhasında devraldıkları hatların çoğunu da hala bitiremediler. Sancaktepe'de metro olarak açılan yere, o devasa kuyu halindeki yeri bunlar gitti, doldurdular. Biz ise İstanbul'a hizmet etmeye devam ettik. Büyükşehrin sorumluluğundaki Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi metrosunu da yapmadılar. Onu da yine bakanlığımıza verdiğim talimatla devralıp biz yaptık ve hizmete açtık. Sabiha Gökçen Havalimanı-Pendik metrosunu 2022'de hizmete sunduk. İstanbul Havalimanı-Gayrettepe metrosunun Kağıthane kesimini 2023'te Gayrettepe kesimini 2024'te tamamladık. Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı metro hattını 2024'te bitirdik. Sirkeci-Kazlıçeşme Kentsel Ulaşım ve Rekreasyon odaklı dönüşüm projesini 2024'te hizmete aldık. Salı günü açılışını yaptığımız Arnavutköy-İstanbul Havalimanı metro hattını da bunlara ilave ettik. Altunizade-Bosna Bulvarı hattını 2026 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Bugün İstanbul genelinde, 80 kilometreye yakın raylı sistem hattı inşaatı devam ediyor" şeklinde konuştu.
    “HALİÇ YAT LİMANI VE KOMPLEKSİMİZİN İLK ETABINI ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA HİZMETE ALIYORUZ"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli kardeşlerim Allah'ın izniyle seçimlerden sonra büyükşehir sorumluluğundaki metro projelerini cumhurbaşkanınız olarak şahsım, kabine, Murat kardeşim ve ekibi hep beraber bu projeleri hızlandıracağız. Hızlı tren çalışmalarında da önemli bir safhadayız. Uzunluğu 120 kilometreyi bulan Gebze- Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı hızlı tren hattının ihalesine bu yıl çıkıyoruz. İstanbul-Edirne-Kırklareli ve Tekirdağ illerini birbirine bağlayacak hem yük hem de yolcu taşımacılığı yapılacak olan Halkalı-Kapıkule, hızlı tren projemizin inşası etaplar halinde sürüyor. Seyahat hızı, 350 kilometreyi bulacak, süresi 80 dakika olacak Ankara-İstanbul olacak süper hızlı tren projesinin ihalesine de bu yıl çıkıyoruz. Yıllık 90 milyon yolcu kapasitesi olan İstanbul Havalimanı'mız geçtiğimiz yıl 76 milyon yolcu trafiğine ulaştı. Kalan etaplarını tamamladığımızda İstanbul'umuz ve havalimanımız, yolcu ve yük taşımacılığında dünyada rakipsiz bir konuma gelecek. Şehrimiz için önemli bir prestij projesi olan Haliç Yat Limanı ve kompleksimizin ilk etabını önümüzdeki aylarda hizmete alıyoruz. Çamlıca Televizyon ve Radyo Kulesi İstanbul'un sembol eserlerinden biri haline geldi" ifadelerini kullandı.
    “MİLLETİMİZİN 80 YILLIK HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRİP AYASOFYA'YI ALLAH'A HAMDOLSUN YENİDEN İBADETE AÇTIK"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşa ettiğimiz tesislerle İstanbul'a yıllık 640 milyon metreküp içme suyu temin ediyoruz. Peki bu zat ne yaptı? Süleymaniye, Fatih, Mimar Sinan, Yavuz Sultan Selim, Piyale Paşa Camilerinin de aralarında olduğu ecdat yadigarı eserlerimizin restorasyonunu yapıp ihya ettik. Milletimizin 80 yıllık hayalini gerçekleştirip Ayasofya'yı Allah'a hamdolsun yeniden ibadete açtık. Sultan Fatih'in vasiyetine uygun şekilde bugün Ayasofya-i Kebir Camii'nin minarelerinden günde 5 kez Ezan-ı Muhammedi yükseliyor. Kubbelerini, tekbirler, salavatlar, Kur'an tilavetleri süslüyor. Yeni Atatürk Kültür Merkezi binasını inşa ederek, İstanbul'a iftihar vesilesi bir eser daha kazandırdık. Bitmedi Rami kışlasını restore edip kütüphane yanında pek çok faaliyetinde yapılabileceği bir kültür merkezine dönüştürdük" dedi.
    “TRAFİKTEN DEPREME, ŞEHİRCİLİKTEN ULAŞIMA KADAR ŞEHRİMİZİN SON 5 SENEDE YAŞADIĞI İRTİFA KAYBINI ANLATACAĞIZ"
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim Allah'ın izniyle 31 Mart'tan sonra bunlara Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizde iş birliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz. Bunun için kalan 6 günü çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Hanım kardeşlerime özellikle sesleniyorum. Unutmayın kale içeriden fethedilir. Bu kaleyi siz fethedeceksiniz. Ben size inanıyorum ve bunu başaracaksınız. Kafası karışık, kararını verememiş eşimiz, dostumuz, komşumuz varsa buradan eve gidince mutlaka onları lütfen arayınız. Kırgınlık varsa gidereceğiz. Kafasında soru işaretleri varsa hepsine tek tek cevap vereceğiz. Önceki seçimlerde başka partilere veya adaylara oy vermiş ama mevcut yönetimden rahatsız olan kardeşlerimize de ulaşacağız. Trafikten depreme, şehircilikten ulaşıma kadar şehrimizin son 5 senede yaşadığı irtifa kaybını anlatacağız. İstanbul'un bir 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün olmadığını bu kardeşlerimize izah edeceğiz. Böylece kalbi ve oyu kazanılmadık hiçbir İstanbullu kardeşimizi bırakmayacağız. Altını çizerek ifade etmek isterim ki sandığa gitmeniz, sandıklara sahip çıkmanız fevkalade mühim, kullanacağınız her bir oy hazine değerindedir. Kritik öneme sahiptir. Gerçeklere gözünü kapatıp, kendini dev aynasında görenlerin söylemlerine itibar etmemenizi bekliyorum. AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na kaybettirmek için uğraşanlara karşı uyanık olmanızı sizlerden özellikle rica ediyorum. Oyunuzun boşa gitmesine, ziyan olmasına, heba ve heder olmasına izin vermeyeceğinize inanıyorum. İstanbul bir dönem Cumhur İttifakı'nın gölgesinde gezen fakat şimdi tüm enerjisini ittifakın yara alması için harcayanların oyunlarına gelmez. Çünkü benim İstanbullu hemşerilerim basiret ve feraset sahibidir" diye konuştu.



    Etiketler

    YORUMLAR

    YORUM YAP!

    Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, büyük harf ve kişi ve kurumları rencide edici yorumlar onaylanmamaktadır.

    Ad Soyad

    ..

    Güvenlik Kodu

    Yorumunuz

DİĞER HABERLER

Kar360.com Kayseri-Trkiye ve Dnya gndemini takip edebileceiniz, nteraktif bir haber sitesidir. Yazlm ve Tasarm hizmeti www.tahamedya.com tarafndan yaplmtr.